Herkese selam. Okuduğum 3. Tarık Tufan kitabı oldu #k:219604. Her incelemem de bu sözü duyacaksınız benden çünkü gerçek anlamda okumakta geç kaldığım bir kalem oldu Tarık Tufan Akıcı dili, karakterlerin işlenişi ve olayların iç içe sıralanışı.. Kitaptan ve konusundan bahsetmeye kalkarsam spoi verebilirim diye tedirgin oluyorum açıkçası.
Hayatın benmerkezinde öncelikle ben olgusu var. Belki de biraz bencil olduğumuz ve kendimizden başkasını düşünmediğimizden kaynaklanıyor. Ben asla bencil bir insan olamadım dediğinizi duyar gibiyim insan an geliyor kendini o karmaşanın içinde bulamadığı için, bulmak istemediği için yüklerinden kurtulmak istiyor. Çoğu zaman bunu başarıp üstesinden geldiğini düşünse de pişmanlıkları ve keşkeleriyle yüzleşmek zorunda kalabiliyor. Hayat işte... Taze pişmanlıklar, kendini bulma yolundaki arayışlar ve beklenmeyen bir son.. Biraz ters köşe oldu ve sonunu daha başka düşündüğüm bir kitap daha rafta yerini aldı böylelikle. Bu defa kısa kısa hikayeler değil de kitabın tamamı tek bir hikaye ve konu üzerine inşa edilmiş. Kısa kısa hikayelerden ziyade bütünlüğü olan kitapları daha çok sevdiğimi farkettim Tarık Tufan'ı okurken. Ben geç kaldım yazarı okumakta siz geç kalmayın İlk kitabını okuduğum an diğer kitaplarını da buradaki sevdiğim dostlarım ve onların tavsiyeleri doğrultusunda hemen sipariş etmiştim ve pişman olmadım bu kitapta da. Her birine ayrı ayrı çok teşekkür ediyorum Benim için geçen bu zor dönemde yine kitaplara sığınmayı ve onlarla dertleşmeyi, içimi açmayı tercih ettim ve bana iyi geleceğini bir kez daha çok iyi anladım. Okumak isteyen dostlara kesinlikle pişman olmayacakları bir kitap önermiş olayım ben de Herkese keyifli okumalar diliyorum
—Terk ettiğiniz bir yere geri dönmek olanaksızdır. Dönmeyi başarabilseniz de oranın aslında bıraktığınız yer olmadığını fark edersiniz. Ne geri döndüğünüz yer o eski yer ne de geri dönen sizsinizdir. Geri dönüş diye bir şeyin olmadığını o zaman öğrendim.
—Yakınlaşmış bir ölüm mü?
İnsan alışıyor bir şekilde.
Benim aklım sende hala.
Susuşunda.
Gözlerini kaçırışında kaldı aklım.
Gidişinde en çok...
"Hem ben bir kez öldüm.
Bir kere daha ölürüm."
—Her insanın içinde, dışarıya çıkmak için uygun bir anı kollayan zavallı bir yan yok mudur?
—Benim mevsimim sonbahar.
Sokakların tenhalaşmaya başladığı vakitler.
Tek kişilik oyunlar ustasıyım ben.
Tek kişilik özlemler, tek kişilik acılar ustasıyım
—İnsan bir kez gidebilmeyi başardıysa söylediklerini de başarabilme gücüne erişmiş demektir.
—Gidebilmek hayatın bütün tehditkâr ve şımarık yüzlerine kafa tutabilmektir bir bakıma.
—Gidebilmek, hiçbir şeyi umursamadan, kendi masalında anlatılan yolları adımlayabilmektir.
—...insan ölüme bu kadar yakın durunca yaşama hevesini kaybediyor.
—Ölüm hep yanı başımızda değil mi? Bizim aklımızdan atmamız ölümü uzaklaştırmıyor. Biz kendimizi ölüme uzaklaştırınca ölüm de bize uzaklaşıyor sanıyoruz ama nafile. Ölüm bir adım ötede zaten.
—Bir aşkın, bir ölümün, bir merakın, bir hüznün, bir ömrün arasında dolaşıyordu akreple yelkovan...
—Bazen öyle sanıyor ki insan, eskisi gibi olabilir her şey…
Olmaz halbuki.
Olmaz.
Tüketip de geçtiğimiz onca şey eskisi gibi olamaz.
Ben sadece denemek istedim.
Farkındayım olmayacağının.
Ben hâlâ gözlerini bıraktığım yerde arıyorum.
—Dışarıda yorgun bir sonbahar havası var. Ağaç dipleri yaprak mezarlığına dönüyor.
Üşüyen sevgili için kaşkolunu çıkarıp, onun zarif boynuna sarma zamanı.
Bir sahil kenarı çaycısına sığınma vakti. Bulutlar bir şeyler anlatmaya çalışır böyle zamanlarda.
Ben bulutların dilinden anlamam.
Bir sahil kenarı çaycısına sığınma vakti. O yüzden sık sık yağmur yağar ben dışarı çıkınca.
Şimdi bütün bunların önemi yok.
Önemi yok şimdi bütün bunların.
Ben umut arıyorum.
Ben umut arıyorum.
Ben umut arıyorum.
Ben seni arıyorum.
—Aşık olmak, bir yüze yansıyan her bir hissi en ince ayrıntısına kadar hissedebilmektir.
Canım emeğine sağlık merak ettiğim bir yazar ama kısa kısa hikayeleri olan bir kitabına denk gelince herhalde hepsi bu şekilde diye öteledim.Ama bunu listeye ekledim .Her şeyin daha güzel gelmesi dileğiyle 🫂
Merhaba. Etkili alıntılarla, detaylı ve doyurucu incelemeniz için teşekkürler. Tarık Tufan. Hiç okumamıştım, ilk fırsatta okumayı ümit ediyorum. Saygıyla.