Ya kendimiz olup hislerimizi zaaflarımızı zayıflıklarımızı açıp duygularımızı yaşayacağız yada bunları göstermeyi yaşamayı zayıflık sanıp egolarımıza yenileceğiz.Bizler genelde mutlu olmayı değil egolarımıızn kazanmasını istiyoruz.Egolarımız kazandığı sürece herkes kendi köşesinde kendi hapishanesinde acı çekmeye devam edecek.Oysaki hayat kısa,kuşlar uçuyor..
İyi koşul, bizim düşündüğümüz ve ulaştığımızdan hep daha fazlasıdır hakikatte. Dolayısıyla gerçeğin geniş kapsamını ön koşul belirlemediğimiz müddetçe hakikatin acizliği genellikle bizi üzer, eh, biz insanlar üzülme ile acıyı da pek hayli karıştırırız.
Belki de içsel dünyamıza şeffaf bir pencereden bakamadığımız için olabilir.Eğer ne hissettiğimizi ,gerçekten ne yapmak istediğimizi bilebilsek acı çekmeye bu kadar yeltelenmeyiz.Acı çekmek ,üzgün olmak bazen bize her şeyden vazgeçebilme özgürlüğünü verir diye düşünüyorum.