·210 syf.····Okunma: 28 Ocak 2024 23:23 Yaşamak, bir dönemin oldukça popüler kitaplarından biriydi. Çok seveni kadar çok sevmeyeni bulunan bir roman. Bende kitabı genel olarak sevmedim. Bu noktada beni bir tık hayal kırıklığına uğratan romanlardan oldu. Konusu; aile servetini yiyip tükettiği gençlik günlerinde, uzun bir hayatın ona neler sunacağından habersiz Fungui'nin hayatı. Açıkcası acı dolu bir kitap olduğunu okuduğum yorumlardan dolayı biliyordum fakat bu kadar tabiri caizse Türk dizisi kıvamında olduğunu tahmin etmemiştim. Okurken bu da mı oldu, başına geldi diye hayret ediyorsunuz.
İlk etapta konusu ve anlatımıyla beklentimin çok altında kaldı. Çünkü yazar yaşanan her şeyi tıpkı arka arkaya sıralamakta ve edebi anlamda dil ne yazık ki neredeyse yok denecek kadar az. Bu noktada da okurken zorlanılmadan hatta bir günde rahatlıkla bitebilecek kitaplardan biri oluyor. Konunun beni tatmin etmeyen yönü her şeyini kaybettikten sonra bir anda kahramanımızın adeta bir Yeşilçam klişe ile, aydınlanması ve aşırı iyi bir insana dönüşmesi. Acı, acı ve kayıp, kayıp ekseninden ilerleyerek bitiyor. Kitabı okurken baş karakteri yazar sanki yaptıklarından dolayı cezalandırdığını düşünüyorum.
Romanda en sevdiğim ve meraklandıran kısım Çin'in siyasi rejim değişikliklerine değinmesi, bunu da halk üzerinde çok kısa da olsa göstererek okuru bilgilendirmesi oldu. Özellikle Kültür Devrimi'ne değinerek aslında ufaktan politik olarak karakterler üzerinden düşüncelerine yer verdiğine rastlanıyor. Aklıma takılan sadece bir soru oldu bu kısımda. Yaşanan siyasal rejimlerde özellikle de sol eğilimli, yaşanan her şeyin suçlusunun hep devlet mi yoksa halk değişikliklerden hoşlanmayan alıştığı, kötü de olsa bildiği yoldan gitmekten memnun mu?
Kitap uzun bir süre ülkesinde yasaklanmış hatta filmi yapılmış o da yasaklanmış. İngilizce'ye çevrildikten sonra oldukça rağbet görerek birçok farklı dile çevrilerek tanınmıştır. Benim çok severek okuduğum bir kitap değil, bu noktada tavsiye edemiyorum.