1923 yılındaki mübadele anlaşmasından önce kaçarak Yunanistan'a giden ve daha sonra da mübadele sözleşmesi uyarınca bu ülkeye gönderilen Doğu Karadeniz Rumları'nın yaşadıkları problemlerin en başta gelenlerinden bir tanesi kimlik sorunuydu. Zira bu kişilerin dilleri farklıydı, kıyafetleri farklıydı, adetleri farklıydı. Bu yüzden, Doğu Karadeniz Rumları uzunca bir süre Yunan halkıyla entegre olma sorunu yaşamışlardı. Doğu Karadeniz Rumları'nın Yunanistan'daki karşılanışları ve yerleştirilmeleri bu kişilerin dünya görüşü üzerinde "silinmez" bir etki bırakmış ve bu kişilerin Yunanistan'da farklı bir "etnik grup" olmalarına sebebiyet vermişti. Yunanlar, bu Rumlar'ın çoğunun ana dilinin Türkçe olmasından ya da "Yunanca'nın yabancı bir şekli"ni konuşuyor olmalarından dolayı bu kişilere "Türk tohumu" demişler ve onları aşağılamışlardı. Aynca Doğu Karadenizli Rumlar, Yunanistan'a yerleşip siyasi seçimlere katıldıkları zaman daha çok Venizelosçu partilere oy vermişlerdi. Ancak yerleştikleri bölgelerdeki Yunanlar, Venizelos karşıtı partileri destekliyorlardı. Bu siyasi tercih farklılığı da Rumlar ile Yunanlar'ın hızlı bir şekilde kaynaşmalarına bir engel teşkil etmişti.