Darısı bizim ‘Sırça Köşk’e!
8/10
·159 syf.··
Beğendi
·
2024 7. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2024 21:04
Sabahattin Ali Öyküyü okurken akla gelen ilk soru halkın bir ‘Sırça Köşk’e ihtiyacının olup olmadığıdır. Halk kendi kendini idare edebiliyorken üç aylak gelip şehrin bir sırça köşke ihtiyacı olduğuna ikna ederek halkın elinde ne var ne yok bitirir. Halk isyan edince ellerinden aldıkları son koyunun kellesini dağıtırlar baştakiler. Verdikleri kellelerde beyin, dil ve göz yoktur. Niye diye sorulunca, siz beyni pişiremezsiniz, dili yemeyi bilmezsiniz, göze ihtiyacınız yok, derler. Öfkelenen birinin fırlattığı kelle sırça köşkü dağıtınca tüm halk aynı şeyi yapıp sırça köşkü yerle bir eder, içindekiler ölür. Yazar öykünün sonunu “Sakın tepenize sırça köşk kurmayınız.Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa,onun yıkılmaz,devrilmez bir şey olduğunu sanmayın. En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter.” diye bitirmiştir. Fazlasıyla saf bir halk, sömürmeye hazır liderler. Sonuç yıkılsa da tarih boyunca yeniden inşa edilen köşkler. Burda suçlu halk mıdır yoksa sırça köşkte sefa sürenler mi?
Edebiyat
Sırça KöşkSabahattin Ali · Akçağ Yayınları · 201969,7bin okunma
·
138 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.