Merhaba sevgili okurlar. Okuduğum ama henüz tam anlamıyla hazmedemediğim bu kitabı olabildiğince anlatacağım sizlere.
Oğuz Atay okumak oldukça güç benim için ufak ufak yaptım okumamı (20 günün sonunda bitirmem bu yüzden.) Kitabın sevilen birçok yanı var evet ama benim en sevdiğim kısım saptamaları, olayları yorumlama biçimi. Ben Hikmet Benolin (Atay’ın) yaşadıklarını yaşamış olsaydım ( ki birkaçını yaşadım) bu şekilde yorumlayabilir miydim, bu aforizmaları, saptamaları yapabilir miydim bilmiyorum. Bildiğiniz üzere mizahi yönü bayağı ön planda kitaplarda hep bunu ararım hani mizah yoksa yokum olayı.
Şunu da belirtmek isterim ki yazarın iç savaşları var hiç bitmeyen her an anımsadığı çok içselleştirdiği iç savaşları keza tanrıyla olan iç savaşları. Hayatı boyunca bitmezdi zaten beklemeyin bunu. Neden diye soracak olursanız çocukluğunu yaşayamayan bir bireyden bahsediyoruz. Kötü, mutsuz evlilik yapan birinden bahsediyoruz e bi zahmet hiç yakasını bırakmasın.
Velhasıl; mükemmel bitir kitap, yazar. Ben severek okudum. Ama şu geçtiğim sıkıntılı dönemlerden mütevellit birkaç yıl sonra tekrar okumak isterim. Aaaa bu arada bana @ Kör BaykuşAçlık kitaplarını çokça anımsattı. Favori kitaplarım arasında bilen bilir. Yani sanırım ben bu tarz kitapları seviyorum ya. Neyyysee tavsiyemdir arkadaşlar. :)