Byung-Chul Han, Güney Kore asıllı bir Alman vatandaşı. Düşünsel kimliğini besleyen en önemli referanslar Hegel, Karl Max, Nietzsche, Heidegger, Derrida, Foucault, Agamben gibi isimler. Hal böyle olunca, çok yönlü ve zengin bir birikime sahip olması beklenen yazarın Palyatif Toplum adlı kitabında bunun bariz işaret ve örneklerini görmek fazlasıyla mümkün.
Palyatif Toplum, kitap satış sitelerinde 80 sayfa olarak gösterilmekte (net okuma sayfası bundan daha da az). Ancak böylesine küçük bir hacimde böylesine donanımlı bir yazarın tüm aktardıklarını anlayabilmek, ortalama bir okur için çok da kolay değil. Felsefe, psikanaliz, sosyalizm, neoliberalizm, dijitalleşme gibi kavramlara yabancı bir okurun; yazarın bu çalışmasında sık sık yer verdiği palyatif demokrasi, palyatif siyaset, palyatif toplum, olumluluk toplumu, performans toplumu, beğenilirlik kültürü, disiplin toplumu, endüstri-sonrası (post-industry) çağ, neoliberal mutluluk dispozitifi, hayatta kalma toplumu, vb. kavramları derinlemesine okuyup kavraması çok mümkün değil. Bu bağlamda kitabın çok akıcı, bir çırpıda okunup bitirilemeyecek bir yoğunlukta olduğunu söyleyebiliriz.
Ancak yazarın algofobi (acıdan kaçınma), günümüzün toplumsal ve siyasi dokusunda acıyla baş etmek için yaptığı tercihler ve düştüğü yanılgılar hakkındaki çarpıcı tespitlerini okumak dahi okur için önemli bir kazanç olma potansiyeline sahip.
Byung, kitapta genel olarak;
- acının ölüm gibi, haz gibi hayatın bir parçası olduğunu,
- bu nedenle onu yok saymak yerine onunla yüzleşmek, onu bir uya(ndı)rıcı ve geliştirici olgu olarak görmek, bu bağlamda gerçeklikten kopmadan onunla yaşamanın gereklerini yerine getirmek gerektiğini (#232146478, #232147504),
- palyatif toplumlarda ise bunun tam tersi bir yaklaşım olduğundan; öz-güveni zayıf, ötekini umursamayıp çoğunlukla onu ezme, yok etme pahasına kendi varlığını sürdürme çabasında olan bireylerin açmazlarını ve gerçekte esiri olduğu dijital dünyada kendini özgür sanma gibi yanılgılarını anlatmış.
Yazarın palyatif toplumda pompalanan duyarsızlık, sosyal medya ve bilgisayar oyunları gibi enstrümanlar vasıtasıyla toplumun maruz bırakıldığı anestezi sonucunda bilginin ve düşünmenin engellendiği, gerçeklerin baskılandığını ifade ettiği bölüm (#232141324) bana merhum Barış Manço'nun 1950'li yıllardan itibaren Türkiye'deki müzik beğenisinin aşama aşama nasıl yönlendirildiğini ifade ettiği bir videoyu (youtu.be/2yidDftkEJg?fea...) hatırlattı. Özellikle arabesk müziğin insanları kendi içine döndürmesi, depresif eğilimleri beslemesi olgusunu, palyatif toplumda nötralize edilen bireylerin anlatıldığı bu kitaptaki bölümlerle yakından ilişkili buldum.
Bunların dışında öteki (#232152016, #232152484), şiddet pornografisi (#232151411), sabır ve bekleme (bir şeyi değil, bir şeyde bekleme, #232150744) durumu, güzel ve acı ilişkisi (#232148508), varoluş duygusunun acıdan kaynaklanması (#232148070), ölüm ve öncesindeki iyi hayat (#232143281, #232143772), hayatta kalma toplumu (#232142916, #232142538), artan empati yitimi (#232151627) gibi kavram ve olgular çok çarpıcı biçimde işlenmiş.
Kitap sonunda yer alan notların ilgili sayfaların altında ve yer yer daha detaylı biçimde çeviri notu olarak yer almasını tercih ederdim. Zaten belli bir yoğunlaşma gerektiren böyle bir kitap için bu formatın, okuma konsantrasyonunu olumsuz etkilediğini düşünüyorum.
Çeviriyi ise son derece başarılı buldum. Haluk Barışcan'ın bu kitaptaki çevirisi bu kadar iyi olmasaydı, kitaba tutunamaz, muhtemelen yarıda bırakırdım.
Sonuç olarak, önemli ve değerli bir çalışma. Bu önemli çalışmayı okumak; -değil konuya doğrudan ilgi duyanların- bilinçli olma gayretindeki herhangi bir okuyucu için bile kesinlikle bir vakit kaybı olmayacaktır.
Palyatif ToplumByung-Chul Han · Metis Yayınları · 20244,369 okunma