Uzun zamandır bir tiyatro eseri okumamıştım. Ancak iyi ki bu kitabı alıp okumaya karar vermiştim. Gerçekten, tiyatro eserlerinden çok zevk aldığımı keşfettim. Okuması çok keyifli! Daha önce tek okuduğum tiyatro yazarı William Shakespeare idi ancak yeni yazarlar keşfetmem ve okumam çok güzel olacak gibi.
104 sayfa kadar kısa bir kitap zaten, bir gün içerisinde bitirdim. Sürükleyiciliği olan bir kitaptı. Sürekli bir olay örgüsü, bir konuşma olduğu için hikayenin içinde tutuyor sizi. Çok sevdim.
Kitaba gelirsek... İlk defa bir Molière eseri okudum, dediğim gibi, ancak yazarın dilini çok sevdim. Diyalogları çok başarılı buldum, tam da günlük hayatta karşılaşabileceğimiz ancak daha zekice, biraz da sanatla karıştırılmış kelimeler, cümleler. Bu kitabı okuduğum için gerçekten mutluyum, herkese de tavsiye ederim, şimdiden söylemiş olayım.
Kitapta olaylar gerçekten cimri adının hakkını veren bir adam olan Harphagon'un oğluyla aynı kadına aşık olmasına dayanıyor. Harphagon karakterini okuyunca 'Güldür Güldür' izleyen ve seven herkes muhakkak bir defa denk gelmiştir "Cimri Baba Şevket" karakteri geldi aklıma. Neredeyse aynısı.
Harpagon'un kızı da Harpagon'un uşağına aşıktır ancak babası onu da oğluyla birlikte aşık oldukları kadının babasına vermek istemektedir. Çocuklarına her şeyi yaptırabileceğini sanan Harpagon'un hesaba katmadığı bir şey vardır tabii ki, tek ve en büyük aşkı; para. Ve sonuçta, para yüzünden ve para sayesinde olay çözülür.
Bizim toplumumuzda da hala bazı yerlerde yaşlı ve parası çok olan adamlara kadınların hiçbir şekilde rızası alınmadan evledirilmesi, daha doğrusu 'satılması' olduğundan o kadar garipsemedim. Keşke garipseyebilseydim. Ama biz bu kitabın yazıldığı yüzyılda yaşamıyoruz artık, onu da göz önünde bulundurmak gerek.
Onun haricinde, Harpagon'un oğlu Cléante'nin kardeşi élise'yle konuşurkenki kendine güvensizliği, babasının her şeyi daha iyi bileceği ve kardeşine kendisini buna ikna etmesi için yalvarması(syf.7) yine hala bizim toplumumuzda yaygın olan bir inanış. Bazen doğru, bazen yanlış. Büyüklerimiz, deneyimlerinden dolayı bizden bazı konularda gerçekten daha çok şey biliyor olabilirler ancak her zaman bizim için en iyisini bildikleri zaman zaman doğru olmayabilir. Bazen sadece kendi duygularına göre bizi yönlendiriyor olabilirler, bizim ne istediğimizi, ne düşündüğümüzü önemsemeden. Bu hikaye de bunun bir örneği.
Sadece sonunda, herkese bu kadar çektiren bir babanın daha çok çekmesini isterdim sanırım. Tabii ki daha önemli gelişmeler oldu ancak daha büyük bir kapanış beklemiştim sanırım.
Genel olarak gerçekten zevkli bir okumaydı benim için. Okumayı düşünen herkese tavsiye ederim.
Buraya kadar okuduysanız teşekkür ederim. Herkese iyi okumalar.