Gönderi

Eylül
Puan vermedi·264 syf.··
2024 3. kitabı
Öncelikle yayınevine teşekkür etmek istiyorum. Eski kelimelerle dolu kitapta okudukça insan kendini mest olmuş sanıyor. Serveti Fünun dönemi romanlarından olan Eylül birçok açıdan okuru sarıp sarmalıyor. Döneme dair, dönem İstanbul'una, sosyal hayata, yalı hayatina, yasak aşka dair öğeler barındırıyor. Tanzimat dönemi kadınlarının giydiği gibi bu dönemde de kadinlarin sosyal hayatta çarşaf giydiklerini görüyoruz. Kadınların piyano gibi müzik aletleriyle ilgilendiklerini ve yazarın aşk için musikiyi bir bağ olarak kullandığını görüyoruz. Yazar düşüncelerini derinleştirmek ve anlatımı kanıtlamak için sürekli benzetmelerden yararlandığını görüyoruz. Romanda syf 150, ye gelene kadar genelde Necib'in dusunceleri etrafında roman kalame alınmış. Suad ve Süreyya tarafından düşünceler eksik kalmış. Bu da romanda okurun kopuk bir zihinle romana hakim olmasini engelliyor. Diğer bir husus ise Suad'ın namuslu bir kadın olup yazar tarafından bu şekilde adledilip ancak yasak aşk yaşaması... Yazar Suad'ın namuslu olduğunu belirtmiş ve bunu kanıtlamak içinde sürekli destekleyici cümleler kullanmıştır. Sayfa 172 de örneği mevcuttur. 194, te de yine yasak aşkı meşrulaştırmaya çalıştığını görüyoruz. Romanın sonunda her iki aşığın yanarak öldügünü görüyoruz. Burada o dönem romanlarına baktığımız zaman Aşkı memnu buna dahil yanlış yapanların er gec cezalandırıldığını görüyoruz. Her ikiside yasak aşkın bedelini yanarak ödüyorlar. Roman dil olarak okuru mest ediyor. Benzetmeler tamlamalar kullanilan geniş kelime haznesi.. Yazar psikolojik romanını bu geniş kelime haznesiyle ve benzetmelerle saha kaldırmış diye biliriz.... Sayfa 148 Eylül ismine hitaben; Eylül ayında yapraklar dökülür. Bahar ve yazın yeşillenen yapraklar eylülde dökülür ve çürür. Her şey çürür. Müthiş bir benzetme. Aşkları ile yeşillenip eylül ayındaki yapraklar gibi öldüler çürüdüler...
Edebiyat
EylülMehmet Rauf · Yapı Kredi Yayınları · 202449,9bin okunma
·
49 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.