Sudan Mürekkep – N. USLU /İflah olmaz bir yarasın!
Puan vermedi·80 syf.··
2024 20. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2024 16:55
“Oysa kapattığım kapıları cennet dahi olsa bir daha açmayacağımı bilmiyordun.” (s. 20) Bir dost tavsiyesi üzerine tanıştım Sudan Mürekkep ile. Şiirden anlayan insanlar olmalı etrafımızda, olmalı ki güzel tanışıklıklara vesile olsunlar. “Tamam,” dedim. “En kısa sürede inceleyeceğim.” Bir sayfa iki sayfa bakayım derken bir de baktım kaybolup gitmişim dizelerin deryasında. “Dur,” diyenim olmamış. “Diyorum ki bıraksam her şeyi ardımda bir bilet alsam çıksam bir tren yolculuğuna.” (s. 72) Bir trene binmek, rastgele defolup gitmek istiyorum, diyen Attila İlhan’ı anımsattı bana. Ona kadar da gitmeye gerek yok. Hepimizin içinde biraz bırakıp gitme isteği var değil mi? Hiç değilse biraz soluklanmak! Çoğumuzun hayali oldu Doğu Ekspresi, birkaç günlüğüne dahi uzaklaşmayı başarabilenimiz çok az olsa da. Günlük hayatın telaşına o kadar kapılmışız ki değil gitmek, durup dinlenmek, düşünmek bile zor çoğumuz için. “Ben sana gökyüzü Kendime uçurumdum.” (s. 10) Sana sığınak, kendime sağanak… Sana hasret, kendime gurbet. Ne der Kemâlettin Kamu: “Ben gurbette değilim, gurbet benim içimde.” Hiç fark ettiniz mi, başkalarına merhem olmaktan kendi yaralarımızı göremiyoruz, onları dinlemekten kendimizi anlatamıyoruz. Başkasına iyi gelmek isterken en çok kendimizi ihmal ediyoruz. Oysa Ziya Selçuk, “Gerçek şu ki, ihmal ettiğimiz her şeyin altında kalırız,” diyor. Buna kendimiz de dahil. Halbuki önce kendinden sorumlu değil miydi insan? Bunu gökyüzü olduklarımızın, sığınak olduklarımızın anlaması da gerekmiyor muydu? “Anladım ki insan eksile eksile çoğalandır.” (s. 61) Peki ya eksile eksile yiter, yite yite biterse? Kendimizden vere vere azalıyoruz, derken haksız olabilir mi Seda Nida Demir Belki de akışına bırakmak gerekiyor bazen. “Dedim ki kendi kendime, “üzülme” demek ki buymuş, senin kısmetin de.” Ötesi var mı kısmetin? Kim bilir, dışımızdan eksilirken içimizden çoğalıyor, yalınlığımızdan, yalnızlığımızdan güç alıyoruzdur. İnsanlardan eksildikçe kitaplarla artıyoruzdur: “Henüz yürümediğim yollar okumadığım kitaplar anlamlamdıramadığım dünyalar var.” (s. 45) “Anladım. İnsan insanın cehennemiymiş, cennet süsü verilmiş.” (s. 76) İnsan insanın nesi? İnsan insanın felaketidir, der Samed Behrengi, Thomas Hobbes ise “İnsan insanın kurdudur.” Jean-Paul Sartre insanın insanın cehennemi olduğuna emindir “cehennem başkalarıdır,” diyerek. Bir türlü yurt olmayı beceremedik şu dünyada birbirimize… Kimin olduğunu bilmiyorum ama durumun özeti niteliğinde birkaç cümle okumuştum, burada paylaşmak isterim sizlerle: “Alt tarafı bir çiçek koklayıp bir hayvan sahiplenip birkaç insan tanıyıp sevip gidecektik bu dünyadan. Nasıl kötü bir zamana denk geldi ömrümüz.” Beni durup düşündüren, alıp başka yazar ve şairlere götüren, sade, anlamlı, şiire ısınmak isteyenlerin de okuyabileceği bir eser diye düşünüyorum. “Kitaplar yetmiyor,” bazen. Ama durup soluklanmak için de daha iyi bir durak tanımıyorum.
Şiir
Sudan MürekkepNecat Uslu · Çalakalem Yayınları · 202156 okunma
·
1 +1'leme
·
1.155 Gösterim
5 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
İnceleme için çok teşekkür ederim evvela. Tavsiye edene de teşekkür es geçemem. Okuyup başka nehirlerde de yüzdürebilmişse dizelerim olması gereken yeri bulmuş demektir. Velhasıl derinlemesine okuyup üzerine bunca kelam ettiğiniz için binlerce teşekkür ederim. Nice güzel kitaplara...
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Kaleminize sağlık.