Puan vermedi·116 syf.····Okunma: 14 Şubat 2024 12:49 Toplumda kendine bir yer edinmiş yazarların çocukluğuna bakmak, okurlara sanılandan çok daha derin bilgiler sunar. Bu bilgiler ışığında günümüzün iktisat, sosyoloji, siyasi, psikoloji, tarih ve daha pek çok alanını çözümleme şansına erişiriz. Yetiştikleri coğrafyayı pür dikkat izleyen, izlediği şeyler hakkında detaylı notlar alıp bunu okura sunan yazarlar, bizlere tarihsel bir belge vermekle kalmayıp keyifli bir okuma da sunarlar. Bu açıdan değerlendirdiğimizde Ahmet Rasim'in çocukluğuna inmek, hem dönemin eğitim anlayışını hem de bir çocuğun gözlerinden korkunun, endişenin kimi zaman da eğlencenin içeriğini anlamamda etkili oldu.
Genç yaşında ailevi sorunlar yaşayarak eğitim hayatında sürekli bir kesintiye uğrayan Rasim, çocukluğunun en unutulmaz anlarını samimiyetle paylaşıyor. Görmüş olduğu eğitim modelinden tutun da ailesinin ona ve çevresine karşı davranışlarına kadar pek çok duygusunu anı kitabından bize aktarıyor. Bir çocuğun gözünden öğrenmenin, eğitim hayatının çocuktaki etkisinin ve bu etkilerle çocuğun çevresine karşı tutumlarının sebeplerini okurken aynı zamanda Osmanlı'nın toplumdaki eğitim öğretim anlayışını da sonuçlarıyla birlikte görüyoruz. Bana kalırsa yazarın kimi yerlerde korkusunu açıkça ifade etmesi ve yaşının bir hayli geçmiş olmasına rağmen hâlâ üzerinden bu hissi atamaması, yalnızca hocalarının katı tutumundan değil, almış olduğu eğitimin de bu anlayışı savunmasından kaynaklı olabilir. Bu anlayış günümüze baktığımızda ise bir hayli değişti fakat bir yerlerde bu katı tutumun sürdürülmesi gerektiğini savunan eğitimciler yok değil.
Yazarlar bir olayı kurgularken karakterlerin çocukluğuna dair detayları oldukça sınırlı bırakıp yaşadıkları soruna bir çözüm üretmeyi, kimi zaman bu sorunlara sıkı bir düğüm örerek okuru heyecanlandırmayı ve merak unsurunu kitabın sonunda gidermeyi gelenek hâline getirmiş görünüyorlar. Dönemin roman anlayışındaki teknik zayıflığı bu açıdan değerlendirmek de mümkün bana göre. Bu anlayışın günümüze yaklaştıkça azaldığını, özellikle çocukluk ve ilk gençlik dönemlere ağırlık verilerek bir gölge gibi yanımızda dolaşan çocukların, iç dünyasını anlamamıza yarayan pek çok kitabın yazıldığını ise açıkça söyleyebiliriz.
Falaka, kendi dünyasına dair unutulmayan anlara karşı yazılmış açık ve samimi bir anı kitabı olarak rafımda yerini alıyor.