Akşamın yedisinde her şey kesinleşmiştir, Bonaparte konsüldür ve Fransa'nın tek egemenidir. Eğer yenilseydi ya da sesi bastırılsaydı Fouché, Paris'in bütün duvarlarına derhal şuna benzer tumturaklı bir ilan yapıştıracaktı: "Aşağılık bir komplo ortaya çıkarılmıştır." Ama Bonaparte galip geldiğine göre zaferi hemen kendine yontar. Ertesi gün Paris, Cumhuriyetin sonunun geldiği ve Napolyon diktasının başladığı haberini Bonaparte'tan değil Fouché'den öğrenir. "Polis bakanı yurttaşlarına duyurur," denir bu yalancı ifadede, "Meclis, cumhuriyetin menfaatlerini görüşmek üzere Saint-Cloud'da toplandığı esnada, devrimci bir komployu ortaya çıkarmak üzere Beş Yüzler Konseyi'ne giden General Bonaparte az kalsın bir caninin kurbanı olacaktı. Lâkin cumhuriyetin dehası Generali kurtardı. Bütün cumhuriyetçiler rahat olsunlar... Zira arzuları artık gerçekleşecek... Güçsüzler, rahat olsunlar, güçlüler onların yanında... Sadece huzursuzluk çıkaranlar, kamuoyunu yanıltıp düzeni bozanlar korksun. Bunları bastırmak için bütün önlemler alınmıştır." Fouché bir kez daha şanslı bir biçimde rüzgâra göre sermişti postu. Öylesine küstahça, öylesine utanmazca, öylesine göz göre göre gerçekleşir ki galip tarafa geçişi, en uzak çevreler bile yavaş yavaş Fouché'yi tanımaya başlar...
Sayfa 130 - Can Yayınları, 13. Baskı, Haziran 2021·Kitabı okudu
·
10 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.