Annesi Mürşit'in bu eğreti halinin farkındaydı, gitme arzusuyla dolu olduğunu görüyordu. Bir gün ona uzun bir nutuk attı. Evin direği artık oydu. Sağ tarafı tutmayan babasının doktor ve ilaç masraflarından, kız kardeşlerinin ihtiyaçlarından, evin geçiminden, otelin idaresinden, hayattan, hayatın her bir ânından, şimdiden ve sonradan, bugünden ve yarından Mürşit sorumluydu. Kazık kadar adamdı. Başını kitaplardan kaldırıp babasının yerini almalıydı. Annesi ağır konuşuyordu, onu hassas bir yerinden, aile sorumluluklarından vuruyordu. Babası evin en güneşli odasında çarpılmış ağzıyla yatıyor, onları dinliyor, gözleriyle ve çıkardığı acıklı seslerle annesini onaylıyordu. Nutkun sonunda, babam iyileşinceye kadar dayanmalıyım dedi kendine, borçlar bitene kadar, hayat yoluna girene kadar dayanmam lazım. Babası iyileşmedi, borçlar bitmedi, hayat yoluna girmedi. O da ait olduğunu sandığı yere dönemedi.
Sayfa 84 - 85·Kitabı okudu
·
15 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.