Puan vermedi·125 syf.····Okunma: 29 Şubat 2024 11:18 Hayatta nefret ettiğim bir insan tipi varsa o da üstüne vazife olmadığı halde başkalarının hayatına karışan , söz hakkı olduğunu sanan insanlardır. Kitabın kapağını böyle bir öfkeyle kapattım. Bu ne bencillik . Nasıl bir kibir bir insanı başka birinin hayatı üzerinde böyle hükümran hissettirebilir. Aklima kibirden başka bir kelime gelmedi. Feten ve kardeşlerinin hikayesinde onların aile yaşamına burnunu sokan, ayıran herkesten nefret ettim. Nice hayatlar böyle söndürülmüştür düşündükçe delirdim...
Dört Kardeştiler Gülten Dayıoğlu'nun en sevdiğim kitaplarından biri. Ölümsüz Ece, Fadiş ve Parbat Dağı'nın Esrarı ile birlikte. Ama bu kitabı diğerlerinden ayıran özelliği daha ağır bir 'psikolojik vaka' olması. Ben böyle ağır bir şey yaşamadım ama ömrümde tek bir yaz ailemden ayrı kaldım çocukken, hiç geçmedi psikolojisi. Feten dayak yedi, aşağılandı , bir sürü zorluk yaşadı ama kardeşlerine olan sevgisi onu ayakta tuttu. Gerçek sevgi hayat bağıdır. Bunu biliyorum. Gülten Dayıoğlu'nun her kitabı diyemem ama 'bu' kitabı diyebilirim...