Hüzünlü bir hikaye, çocuk kitabı güya ama beni ağlattı. Kardeşlik bağı, köy hayatı, özgürlük..
Eski Türk filmlerini hatırlatan dram..
Ama güzeldi, tavsiye ederim.
Küçücük yaşında, kocaman yüreğine onlarca acıyı sığdıran canım Feten'im. Abla, anne, öğrenci, hizmetçi, çoban, ev hanımı. Gözümüzün önün de yitip giden bir çocukluk. Kimileri erken büyür hayatta ya da büyümek zorunda kalır demeliyim. Feten de annesini kaybettikten sonra geriye kalan üç kardeşine anne oluveriyor. Hele Yaşar, abasının nazlı bebeği, yaka iğnesi. O kardeşlik bağları öyle güzel işlenmiş ki kitapta. Yer yer çok eğlenerek yer yer de kederlenip gözyaşı dökerek okudum bu kitabı.
Her ne kadar çocuk kitabı olsa da bence bir çocuk için ağır gelebilecek olaylar mevcuttu. Ortaokul yıllarımda gece ne zaman uyuyamasam bu kitaba sığınırdım. Babaannem sabah namazına kalkana kadar okur bitirirdim. Her seferinde tekrar tekrar bıkmadan usanmadan okurdum. Şimdi bu kitabı okumuş olmak beni o yıllara huzur kokan çocukluğuma ve üst kattaki ranzama götürdü beni. Zaman geçermiş fakat insanın hissettikleri hiç değişmezmiş onu anladım. Kitap okuma sürecim de yine aynı heyecan yine aynı keder yine aynı mutluluk sardı dört bir yanımı. 13 yaşındaki küçük Sude gülümsedi. Bir zamanlar az kitabı olup döndüre döndüre aynı kitapları okuyan kızın şimdi kocaman bir kütüphanesi var. Her ne kadar bir çok kitap olsa da kütüphanesin de eli okumaktan vazgeçemediği kitaba gitti yine. Hiç değişme çocuk yanım, hatıralarına sadık kalan o kız olarak kal.
Çok fazla dağılmış olsa da konu içimden gelenleri de yazmadan edemedim. Okuyun, okutturun diyemeyeceğim ama bir kez de olsa şans verin Feten'ime. Yaşadığın tüm zorluklara rağmen umarım çok güzel bir gelecek kurup kardeşlerine kavuşmuşsundur Feten'im. Yolun çiçeklere çıksın. Yıllardır yerin eksilmediği gibi yine kalbimde ve zihnim de kalacaksın...
Hayatta nefret ettiğim bir insan tipi varsa o da üstüne vazife olmadığı halde başkalarının hayatına karışan , söz hakkı olduğunu sanan insanlardır. Kitabın kapağını böyle bir öfkeyle kapattım. Bu ne bencillik . Nasıl bir kibir bir insanı başka birinin hayatı üzerinde böyle hükümran hissettirebilir. Aklima kibirden başka bir kelime gelmedi. Feten ve kardeşlerinin hikayesinde onların aile yaşamına burnunu sokan, ayıran herkesten nefret ettim. Nice hayatlar böyle söndürülmüştür düşündükçe delirdim...
Dört Kardeştiler Gülten Dayıoğlu'nun en sevdiğim kitaplarından biri. Ölümsüz Ece, Fadiş ve Parbat Dağı'nın Esrarı ile birlikte. Ama bu kitabı diğerlerinden ayıran özelliği daha ağır bir 'psikolojik vaka' olması. Ben böyle ağır bir şey yaşamadım ama ömrümde tek bir yaz ailemden ayrı kaldım çocukken, hiç geçmedi psikolojisi. Feten dayak yedi, aşağılandı , bir sürü zorluk yaşadı ama kardeşlerine olan sevgisi onu ayakta tuttu. Gerçek sevgi hayat bağıdır. Bunu biliyorum. Gülten Dayıoğlu'nun her kitabı diyemem ama 'bu' kitabı diyebilirim...
Cok eskiden okudugum bir kitap, yanlış hatırlamıyorsam ilk ciktigi zamanlar okumustum.. (Suan da 18 yasimdayim sanirim 7 sene once okumustum)
Ozetle 4 kiz kardesin koyden sehire dogru cektigi acilari eserde vermis.
Hikayenin sonlarina dogru ablalari hastahenede oluyordu.
Bu eser, toplumda ki eğitimsizlikten oturu dogan kotu varyasyonlar yuzunden insanlar uzerindeki fiziksel ve ruhsal etkilerini belirtmiştir..
Tavsiyemdir
Gülten Dayıoğlu'nun okuduğum ilk kitabı oldu.
Bir köy ortamında geçen bu kitap dört kardeşin talihsiz hikayesini anlatıyor. Anne babasını kaybetmiş ve bütün yükü omuzuna almış kardeşlerine bakan küçük Feten çok güçlü bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. Kitabı okurken sonunu dört kardeş için güzel bitmesini istemiştim. Doğrusu böyle bir son beklemiyordum. Kız kardeşlerine ve erkek kardeşine ne oldu. Sonu nereye bağlandı gibi sorular sordum kendime... Sadede gelirsek kitap akıcı bir dile yazılmış okurken duygulanıyorsunuz kardeş sevgisini ve kaybetmeyi hissediyorsunuz.
Dört KardeştilerGülten Dayıoğlu · Altın Kitaplar · 20222,535 okunma
Gülten Dayıoğlu’nun müthiş eseri ile karşınızda ( anasayfanızdayım). İş yoğunluğu , hayat yorgunluğu derken kitaplara hasret kaldım. Buraya yorum bırakmayı, kitap fotoğrafı atmayı bile çok özlemişim. Gelelim şimdi bu güzel kitabı anlatmaya. Kitabın yaş seviyesini düşük bulabilirsiniz elbette. Ama ben kitapları yaş ile sınırlandırmayı sevmiyorum. Her yaşta , her yaşanmışlıkta farklı bir duygu , farklı bir bakış açısı kazandırıyorlar insana çünkü. Bir günde bitirebileceğiniz , lokmalık tadında bir kitap. Adındanda anlaşıldığı üzere anneden öksüz babadan yetim kalan dört kardeşin öyküsü bu. Kardeşliğin, sevginin ne olduğunu o kadar güzel kaleme almış ki #gültendayıoğlu .. Okurken yazılanların gerçek olma ihtimalinin yüksek olduğunu göz önünde bulunduracak olursak ; şükredecek çok şeyimiz var .. Yüzünüzde tebessüm, kalbinizde sevgi eksik olmasın .
İlk defa kardeşlik konulu bir kitap okudum. Ve okumakla kalmayıp, hayatıma geçirdim diyebilirim. Yazar öylesine güzel ve akıcı olmasını sağlamış ki okur, karakterleri kıskanabiliyor. Bence asıl kitap böyle olmalı. İnsana kardeşliği, bağlılığı ve saf sevgiyi anlatabilmeli. Bu kitabı okurken bende Feten gibi güçlü olmalıyım dedim kendi kendime. Çünkü daha çocukken annesinin, babasının ve dedesinin hayatına son vermesi Feten'in ruhuna olgunluk katmıştı. Kimse ailesinden ayrı kalmak istemez. Ama herkes Feten gibi olgun olmak ister açıkçası. Ayrıca bunlarla kalmayıp onu, çok sevdiği kardeşlerinden ayırıp ona işkence edilmesi artık ona hayatın acı tarafını gösteriyordu. Ama Feten'in bunlara boyun eğmeyip çok sevdiği kardeşlerinin yanına gitmesi bana vazgeçmenin hayatın en kötü duygusu olduğunu ve vazgeçmenin hata olduğunu öğretti.
Dört KardeştilerGülten Dayıoğlu · Altın Kitaplar · 20222,535 okunma
Bu çok duygusal bir kitap.Çünkü dört kardeş önce annesini sonrada babalarını kaybediyorlar.Faten daha altı yaşında tüm evin yükü onun boynundaydı.Oysa Faten çocukluk dönemini yaşayamadı Ben bu kitabı okurken çok duygulu anlar yaşadım 've kardeşliği çok güzel bişey olduğunu anladim.Kardeşliğin ne pahasına olursa olsun asla hiçbirşeyle değişmeyeceğimi 've onu çok güzel bir biçimde kullanacağımıda. Anlamış oldum
Ve herkezeee tafsiye ediyorummm.
Dört KardeştilerGülten Dayıoğlu · Altın Kitaplar · 20222,535 okunma
Bu kitabı okurken çok duygusallaştım. Annesi ölmüş babaları köyün korucusu sonra babası ölüyor. Dört kardeşi ayrı ayrı evlatlıklara veriyorlar. Ben bu kitabın sonunu daha mutlu sonla bitirmek isterdim. Dört kardeş bir araya gelip mutlu olsunlar isterdim. Kitabı okurken kendimi kitabın içinde zannettim. Bu kitap çok güzel bir kitaptı. Bence sizler de okuyun. Eminim bu kitabı okurken sizler de duygulanacaksınız....
Dört KardeştilerGülten Dayıoğlu · Altın Kitaplar · 20222,535 okunma
Okullarda öğretmenlerimizin tavsi ettiği yazarlar içerisinde kitapları en çok tercih edilen Aile Bakanlığından ödül almış ve de çocuk kitapları denince akla gelen yazarlarımızdan biridir Gülten Hanım. Yazarın, 'Işın Çağı Çocukları' kitabını baştan sona tüm okurlara yaş gözetmeksizin tavsiye edebilirken bu eser için malesef aynı şeyleri söyleyemeyeceğim. Yazar bir taraftan okuruna özlem duyabileceği bir yolculuğa doğru başlangıç yapsada sonrasında bol bol şiddet içeren satırlarla bu yolculuğu yine okurları açısından yarım bırakmış. Kitap; edebi açıdan zengin bir dille yazılan tamamen köy temalı olarak kaleme alınmış. Tekerleme ve türküler eşliğinde yetişkinleri çocukluk dönemine götürürken, bilgisayar çağı çocukları için bizlerin çocukluğunda oyunların baş tacı tekerlemeleri ve sokak oyunlarını örnek olarak onlara gösterebiliriz. Kitabı bir yetişkin okuyorsa şayet mutlaka kendi oyun döneminden tanıdık gelebilecek bir kaç anıyı daha ilk sayfalarda bulabiliyor. Fakat içinde bulunduğumuz çağda köy ya da sokakta oyun oynama imkanı bulamamış yine akşam ezanı sesi duyulana, karnı zil çalana kadar koşturmamış, sadece evde oynanabilecek oyunlarla yetişmiş çocuklar için kitapta geçen bazı oyun ve yaşamdan kesitler çok ilginç gelebilir. Yol kenarlarında açan hatmi çiçeğinin renkli yapraklarını koparıp yapışkan yerini burnumuza, çenemize ya da alnımıza yapıştırmadan geçirilen bir çocukluk dönemi yoktur hemen hemen. Yine mahallemizde davullar eşliğinde kutlanan sünnet merasimlerinde en güzel kıyafetlerimizle düğün alanında her yörenin çocuğu kendilerine has adet ve törelerle o ortamın havasını teneffüs etmiştir mutlaka. Yazar bu ve bunun gibi bizden yine bize ait bir çok gelenek ve göreneklerimizi kitabında işleyerek tavsiye edilen kitaplarımız arasına bu gerekçelerden
Dört KardeştilerGülten Dayıoğlu · Altın Kitaplar · 20222,535 okunma
Gülten Dayıoğlu 1935'te Kütahya'nın Emet ilçesinde doğdu. İstanbul'da Atatürk Kız Lisesi'ni bitirdi. Bir süre Hukuk Fakültesi'nde öğrenim gördü. Dışarıdan sınavlara girerek ilkokul öğretmeni oldu. On beş yıllık hizmetten sonra 1977'de istifa etti.
Romanlar öyküler radyo ve televizyon oyunları yazdı. 1965'ten beri eğitim ve öğretim sorunlarıyla ilgili görüşlerini Cumhuriyet ve Milliyet gazeteleri ile çeşitli dergilerdeki yazılarıyla dile getiriyor. Daha çok çocuk edebiyatıyla uğraştı. 1963-1971 yıllarında çocuklar için birer hikâyelik yirmi altı küçük kitap yayınladı. Altı-dokuz yaş grubu için 20 kitaplık "Ece ile Yüce" isimli bir de dizi hazırladı.
ÖDÜLLERİ:
1965 Yunus Nadi Yarışması Öykü Ödülü ikinciliği Döl ile 1974 Arkın Çocuk Edebiyatı Yarışması armağanı 1987 Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı Ödülü Gül Gelin adlı öyküyle 1987 Kültür ve Turizm Bakanlığı Çocuk Edebiyatı Ödülü Kafdağı'nın Ardına Yolculuk ile 1989 İzmir Büyükşehir Belediyesi Çocuk Romanı Ödülü Parpat Dağının Esrarı ile 1990 Altın Kitap Ödülü
ESERLERİ:
ÖYKÜ:
Döl (1970)
Geride Kalanlar (1975)
Geriye Dönenler (1986)
ÇOCUK KİTAPLARI:
ROMAN:
Fadiş (1971)
Dört Kardeştiler (1971)
Suna'nın Serçeleri (1974)
Yurdumu Özledim (1977)
Ben Büyüyünce (1979)
Dünya Çocukların Olsa (1981)
Ölümsüz Ece (1985)
Kafdağı'nın Ardına Yolculuk (1987)
Parpat Dağının Esrarı (1989)
Midas Kartalının Gözleri (1991)
Tuna'dan Uçan Kuş (1992)
Yeşil Kiraz (1992)
ÖYKÜ:
Uçan Motor (1965)
Kırmızı Bisikletin Binicisi (1965)
Leylek Karda Kaldı (1979)
Şenlik Günü (1983)
Kır Gezisi (1983)
Azat Kuşu (1984)
Deli Bey (1984)
Kumluktaki Yavru Martı (1984)
Sıcak Ekmek (1984)
Uçurtma (1984)
Neşeli Boyacı (1988)
Küskün Ayıcık (1989)
Yaşanmış Hayvan Öyküleri I-II (1991)
Leylek Karda Kaldı (1991)
BİLİMKURGU:
Akıllı Pireler (1982)
Işın Çağı Çocukları (1987)
GEZİ:
Bambaşka Bir Ülke Amerika'ya Yolculuk (1990)
Efsaneler Ülkesi Çin'e Yolculuk (1990)
Kangurular Ülkesi Avustralya'ya Yolculuk (1991)
Doğal Güzellikler Ülkesi Kenya'ya Yolculuk (1993)
gultendayioglu.com