Adı:
Dört Kardeştiler
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
160
ISBN:
9789754050998
Kitabın türü:
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Dört Kardeştiler, ana babalarını art arda yitiren dört kardeşin kendi başlarına ayakta durma çabalarını anlatmaktadır. Renkli bir köy ortamında geçen romanda, sevgi ve özveriye dayalı kardeşlik başları, şaşırtıcı ve zaman zaman da duygu yüklü serüvenlerle kaleme alınmıştır.

Usta yazar Gülten Dayıoğlu dostluk, kardeşlik, dayanışma, özveri gibi kavramlarla zenginleştirdiği romanıyla çocuklara oldukça duygusal ve heyecanlı anlar yaşatıyor.
İlk defa kardeşlik konulu bir kitap okudum. Ve okumakla kalmayıp, hayatıma geçirdim diyebilirim. Yazar öylesine güzel ve akıcı olmasını sağlamış ki okur, karakterleri kıskanabiliyor. Bence asıl kitap böyle olmalı. İnsana kardeşliği, bağlılığı ve saf sevgiyi anlatabilmeli. Bu kitabı okurken bende Feten gibi güçlü olmalıyım dedim kendi kendime. Çünkü daha çocukken annesinin, babasının ve dedesinin hayatına son vermesi Feten'in ruhuna olgunluk katmıştı. Kimse ailesinden ayrı kalmak istemez. Ama herkes Feten gibi olgun olmak ister açıkçası. Ayrıca bunlarla kalmayıp onu, çok sevdiği kardeşlerinden ayırıp ona işkence edilmesi artık ona hayatın acı tarafını gösteriyordu. Ama Feten'in bunlara boyun eğmeyip çok sevdiği kardeşlerinin yanına gitmesi bana vazgeçmenin hayatın en kötü duygusu olduğunu ve vazgeçmenin hata olduğunu öğretti.
Bu çok duygusal bir kitap.Çünkü dört kardeş önce annesini sonrada babalarını kaybediyorlar.Faten daha altı yaşında tüm evin yükü onun boynundaydı.Oysa Faten çocukluk dönemini yaşayamadı Ben bu kitabı okurken çok duygulu anlar yaşadım 've kardeşliği çok güzel bişey olduğunu anladim.Kardeşliğin ne pahasına olursa olsun asla hiçbirşeyle değişmeyeceğimi 've onu çok güzel bir biçimde kullanacağımıda. Anlamış oldum


Ve herkezeee tafsiye ediyorummm.

Benzer kitaplar

Bu kitabı okurken çok duygusallaştım. Annesi ölmüş babaları köyün korucusu sonra babası ölüyor. Dört kardeşi ayrı ayrı evlatlıklara veriyorlar. Ben bu kitabın sonunu daha mutlu sonla bitirmek isterdim. Dört kardeş bir araya gelip mutlu olsunlar isterdim. Kitabı okurken kendimi kitabın içinde zannettim. Bu kitap çok güzel bir kitaptı. Bence sizler de okuyun. Eminim bu kitabı okurken sizler de duygulanacaksınız....
Gülten Dayıoğluyla yakından tanışma fırsatı yakaladığımda bu kitabını sordum.Benimle çok özel bir ayrıntı paylaştı.Dediğine göre Feten'in çektiği acıların birçoğunu kendi hayatından kesitlerle yazmış.Çocuk kitabı olarak nitelendirdiğimiz bir hikayede yazar kendi hayatını ince ince işlemiş.Annesi babası ölmüş,taşradan şehre inen dört çocuğun,kardeşlerin başına gelen acı dolu hikayeye şahit olacaksınız.
Bu gün anneler günü ve tüm annelerin bu özel gününü kutlarım. Tabii Zeynep Demircioğlu ile Ayten Gökçer'in oynadığı, unutamadığımız '' Anneler Günü'' filmine fon müziği olmuş Hülya Kırbağ'ın seslendirdiği o güzel parçayı bırakıyorum:
https://www.youtube.com/watch?v=4uznrdd-xXk

Bir köy, bir dram, dört kardeş, dört yetim, tek acı...

Gülten Dayıoğlu, yıllardır kütüphanelerimizi, okullarımızı verdiği güzel eserlerle adeta süslemiştir. Yalnız okullarla kalmamış, gönlümüze de ismini kazıtmıştır adeta. Tabii Dayıoğlu'nu özellikle 70 ve 80'ler kuşağında çocukluğu filizlenmiş büyüklerimiz daha iyi bilir. Günümüz çocuk ve gençlerine ise; her toplulukta adını anarak, yıllarca basılmış değerli kitaplarının, yine aynı şevkle basılarak, onlara bu büyük hazineyi tanıtmak herkesin görevidir. Nasıl ki çocuk edebiyatında Kemalettin Tuğcu, erkek bir yazar olarak bir yolu tuttuysa, yine Gülten Dayıoğlu da, yeri geldi bir anne yeri geldi bir öğretmen profilinde, kadın bir yazar olarak, o da ayrı bir yol tutmuştur. Tabii bu yollar en güzele, mutluluğa, sevince, dostluklara çıkmıştır hep. Başöğretmen Atatürk'ün ışığında süregelen bu ilim, fen, aydınlık dolu bir yol gözümüzü açmış, fikirlerimizi yontmuş, geleceğe daha bir umutla bakmamıza vesile olmuştur.

Yazar ve eserine bakacak olursak, öykümüz küçük bir köyde geçiyor. Efendim işte, muhtarıyla, delisiyle, tezek kokusuyla, papatyalarıyla, sabah öten horoz sesiyle ve en önemlisi resimlere tablo olmuş güzel bir köy hayatını yaşıyoruz sayfalarda. Söğüt ağacından yapılan düdükler filan da kitaba girdi mi bir anda, kendimi, küçüklüğümü köyde geçirdiğim zamanlarda hatırladım. Ne tatlıydı, ne hoştu... Eskiler bilir, söğüt ağacından bir parça kesilir, bir bıçak veya çakı yardımıyla kesilir ve üstüne vurarak tekerleme söylenir:
Öt bari, öt bari ötmesen de çık bari... sesleriyle neşemizden geçilmezdi. Çocuk olmak iyidir. Dedemin de bir lafı var: Akıl ermedik iyi bir şey. Yani çocuklar -bazen kurnaz olsalar da:) - küçükken çoğu şeye aklı ermez, gezer, tozar, para varmıymış yokmuymuş bilmez ya, işte dedem de eskiden babamgile çocukken, tebessüm ederek bu cümleyi söylermiş.

İşte biz de eskileri hatırlayarak bu eserde dört öksüz kardeşin dramına şahit oluyoruz. Annesizliğin ne kadar büyük bir yıkım olması, hele ki dört kardeşten en büyüğü olan Feten'in üzerine diğer üç kardeşin de yükü binerse, acılar kat kat artıyor, keder hiçbir zaman gitmiyor üzerlerinden. Bu öykü devam ederken bir yandan çocukların dramına, hüznüne ortak olurken, bir yandan da insanlığımızı sorguluyoruz. Bir evde baba yoksa hayat bir şekilde gidiyor ama ya anne, işte bir evde ana olmadı o ev, hayat boyu ateşi sönmüş ocak, dumanı tütmez bir baca oluyor. Bu yüzden anne ve babanın kıymetini bilmek lazım. Feten gibi öksüz kalmış kardeşlerimizi anlayarak, onların ellerinden tutarak bir nebze de olsa kederlerine ortak olmamız gerekiyor. Hayata bizi bağlayan hep umuttur, umut da annelerin kalbindedir...
Ben 4 kardeştiler kitabını okudum.okuyunca çok duygulandım.kitapta anne ve babalarını art arda kaybediyorlar.4 kardeş kendi başlarına nasıl ayakta durabildiklerini anlatıyor.köy şartların zor olmasına rağmen ablalarının kardeşlerine elinden geldiği kadar onlara sahip çıkıyor. Sevgi ve kardeşlik bağları beni çok etkiledi.sizlere okumanızı tavsiye ediyorum.
9-10 yaşlarındayken okuduğum kitap. Okurken etkisinde kalıp hüzünlendiğimi şimdi de hatırlıyorum. Gülten Dayıoğlu sayesinde küçük yaştan itibaren okuma sevgisi kazandım. Yakın çevrenizdeki çocuklara bu yazarı okutmanızı tavsiye ederim.
Bu kitap çok güzel bir kitaptı bu kitapta bir kız kardeşin diğer kardeşlerine yardım etmesiyle ilgili ben çook sevdim sizde okuyun eminim ki sizde beğenirsiniz
Yoksul bir ailede 4çocuğu olan bir aile var ve bu ailede annesi babası hergün kavga ederler babası herzaman içki kumar oynadığı için her akşam tartışma sesleri bütün komşular duyuyor rahatsız olduğu için onları köyden kavdular Annesi babası ayrıldılar 4çocuğunu tek başına bıraktı 4çocuğun zor hayatı acı dolu geçer okumanızı tavsiye ederim
Kitabın başından sonuna kadar ağladım ciddi anlamda mükemmel bir kitap. Feten bence mükemmel bir kız , annesi babası olmadan 3 kardeşine bakan ve onlar için her şeyini feda edebilecek bir abla. Kardeşleri için çalıştı çabaladı ve onlar için elinden geldiğince hayatlarını mükemmelleştirmeye çalıştı. Kitap boyunca Döndü , Yaşar ve Habibe'nin çocuklukları ve onlara rağmen onlara bir kere bile kızmayan bir abla. Ama en güzeli o küçücük ablasının sırtında ağlayan minik Yaşar'ın iki ablası babası ve dedesi gidince büyümesi ve ablasına yardımcı olması çok tatlıydı. Ama keşke dediğim kısım Feten eve gidince orda da bir şeyler olabilirdi. Yada en azından Yaşar'ı biraz daha anlatabilirdi ve ablası gelince onu okula filan gönderebilirdi yani bulabildiğim tek kusur kitabın kısa olmasıydı.
Dört kardeşin zorlu şartlarda yaşaması daha sonra babaları ölünce dedelerinin yatalak olması köyün muhtarının kardeşleri ayırması gibi olaylar var. Bu kitabı bence duygulu ve dram sevenler okumalı
Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu'nun çocuk kitaplarından sıkılmadan okuduğum tek kitap. Bazı yerlerini sacma bulsam da çocuk kitaplarında güzel bir yeri olduğunu düşünüyorum.
Benliğini saran sevinç ve sabırsızlıkla derin bir soluk aldı. Soluğunu boşaltırken, coşkuyla 'Geliyorum!' diye mırıldandı..
Yaşlı konuk, ellerini dizlerine vurdu.
- Vah, vah!... Bu dört yavru döküle kaldı desene? Yetimlere içim yandı. Tevekkeli değil, hepsinin de boyunları bükük, renkleri soluk... Ah ölüm ah!...
Kadın, bunları söylerken, Feten'in içi bir hoş oldu. Yüreğinin başına, dayanılmaz bir sızı saplandı. Boğazına düğümlenen hıçkırığı gidermek için yutkundu, yutkundu, olmadı. Gözlerinden, tıpır tıpır yaşlar dökülmeye başladı. Küçükler boyunlarını bükmüş, ona bakıyorlardı. Yaşar, ablasının önünde dikilekalmıştı. Hemen atılıp Feten'in boynuna sarıldı.
- Ağlama abam, ağlama! diyerek onu öptü, öptü...
Akşam ezanına yakın, köye döndüler. Dedelerinin pişirdiği domatesli bulgur pilavı, ocak başındaki toprak tencerede demleniyordu...
Feten, sırtında Yaşar'la ayağa kalktı. Başını öne eğip, öğretmenin, kendisini kovacağı anı beklemeye başladı. Fakat, öğretmen, ilgiyle ona doğru döndü.
-Sırtındaki çocuk kim?
-Kardeşim.
-Neden okula getirdin?
-Benden ayrılmıyor da...
-Kardeşini annen sırtına alıp avutsaydı. Bu şekilde okuma yazma öğrenemezsin ki!...
Çocuklar atıldılar:
-Feten'in annesi yok ki!
-N'oldu?
-Öldü.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dört Kardeştiler
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
160
ISBN:
9789754050998
Kitabın türü:
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Dört Kardeştiler, ana babalarını art arda yitiren dört kardeşin kendi başlarına ayakta durma çabalarını anlatmaktadır. Renkli bir köy ortamında geçen romanda, sevgi ve özveriye dayalı kardeşlik başları, şaşırtıcı ve zaman zaman da duygu yüklü serüvenlerle kaleme alınmıştır.

Usta yazar Gülten Dayıoğlu dostluk, kardeşlik, dayanışma, özveri gibi kavramlarla zenginleştirdiği romanıyla çocuklara oldukça duygusal ve heyecanlı anlar yaşatıyor.

Kitabı okuyanlar 523 okur

  • SihirliFlut
  • Cemre İrfanoğlu
  • Deniz Dağdelen
  • Bluemoon
  • Ece Su BULUT
  • Semanur ÇOBAN
  • Murphy
  • Irmak Koyunseven
  • Emre ÖZCAN
  • Tutkucuk

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%8.5
14-17 Yaş
%19.8
18-24 Yaş
%33.3
25-34 Yaş
%22.1
35-44 Yaş
%8.1
45-54 Yaş
%6.6
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%1.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%87.2
Erkek
%12.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50.5 (56)
9
%10.8 (12)
8
%20.7 (23)
7
%9.9 (11)
6
%0.9 (1)
5
%2.7 (3)
4
%0.9 (1)
3
%1.8 (2)
2
%0
1
%1.8 (2)

Kitabın sıralamaları