Adı:
Sekizinci Renk
Baskı tarihi:
Ocak 2000
Sayfa sayısı:
400
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754057443
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Ela, sıradan öğüt ve eleştirilere uyarak yaşama yumuşak iniş yapmak istemiyordu. Hayatı deneyerek, kalıplaşmış kuralları aşan özgür ve sıradışı bir kimlik edinmeyi amaçlıyordu.
O, çok renkli düşler kuruyordu. Örneğin; gökkuşağının sadece yedi renk olduğuna inanmıyordu. İnsanoğlunun gözlerini bürüyen bağnazlık perdesi yırtıldığında, yepyeni renklerin ortaya çıkacağına yürekten inanıyordu.
Ortaokul ve lise yıllarında, bu amaç ve inançlar doğrultusunda yanlış ya da doğru, acıklı veya gülünç pek çok serüvene atıldı. Ailesi ve arkadaşlarıyla sürtüşmelere girdi. Acı, korku, kaygı ve düşkırıklığıyla birlikte sevincin, coşkunun, aşkın ve mutluluğun doruklarında yaşadı.
Gülten Dayıoğlu'nun kitaplarını çok sevdiğim söylenmez.Ama bu kitabı bence bir başka.Çok sevdim ve heyecanla sonunu merak ederek okudum.Okumanızı tavsiye ederim :)
Bu kitabı okuduğunuz da belki sizde hayatınızdaki sekizinci rengi bulabilirsiniz.İsteyene çok şey öğretebilecek akıcı ve kurgusuyla güzel bir kitap...
Yeni yeni büyümeye başladığım dönemde okuduğum eşsiz romanlardan biridir. Ama Gülten Dayıoğlu'na ait olduğu çok belli :) Çoğu kitabındaki gibi ucunu mutlaka dünya barışı gibi konulara değindirmiş.
Öncelikle şunu söylemeliyim. Bir kitabın kaliteli ve güzel olması için yazarın da kaliteli, güzel ve aynı zamanda da deneyimli olması gerekiyor. Gülten Dayıoğlu zaten benim küçüklüğümdeki en popüler yazardı. Ve hala da öyle olmaya devam ediyor. Bu yüzden kitaba başlarken içimde en ufak bir kuşku yoktu. Kitap oldukça güzel, anlatım oldukça akıcıydı. Sadece kitabın içinde anlamını bilmediğim kelimeler vardı. Ama bu kitabı sevmemem için bir neden olmadı :)
Gökkuşağı nın sadece 7 rengi yoktur.ela 7 renk olduğuna inanmıyor "gökkuşağı sekiz renktir".bir genç kız bu kadar mı emin olur dediğinden bence okumanızı tavsiye ederim ilkokul öğretmenime çok teşekkür ederim bana böyle bir kitabı hediye ettiği için .
Yazarın daha önce Dört Kardeştiler romanını okumuştum ve birkaçını daha.Sevmiştim devam etmek istedim.Bu kitabı da görür görmez aldım.Ancak geç kalmışım , öğretmenimin dediğine göre.Ortaokul düzeyi denildi , uyarmış olayım beklentilerinizi karşılamayabilir.
Sekizinci Renk , Ela'nın göz dolduran başarılarıyla büyüledi beni.Yaklaşık olarak üç yüzlü sayfalara kadar Ela'ya imrenerek okudum kitabı.Okul başarısını , piyano derslerini kıskandım diyebilirim.Ela iyi bir karakterdi.Ergenlikten yirmili yaşlarına kadar beraber büyüdük , aşık olduk , aile sırlarını öğrendik.Sevdim ben Ela'yı.Yalnızca bazı yerlerde bana da şımarıkça geldi , bazen de gerçekten çuvalladığını hissettim.Üzülmedim desem yalan olur çünkü yazar ustalıkla işlemiş karakteri.Ela hepimizin gençliğinden bir parçanın temsilini taşıyor.
Ela'yı ne kadar sevdiysem Ülev'den bir o kadar nefret ettim.Sanırım yazarda da öyle oldu ki ilk yüz sayfadan sonra seyrek bahsedilmiş Ülev'den.Ne desem bilemiyorum.İlk olarak adı - her ne kadar hikayesi de olsa - saçma geldi.Sonra kız kibirliydi.Yazar bunu konuşmaktan çekinmemek veyahut alçak gönüllü olmamak olarak ifade etse de samimi gelmedi.Tiraje Hanım'ı kendisiyle kurmaya çalıştığı arkadaşlığı hep övdü , Ela'ya hep öğüt verdi.Bitmez tükenmez öğütler... Ben sıkıldım Ela sıkılmadı.Hatta bir ara o kadar ileri gitti ki bağırırcasına Ela'ya büyük harflerle mesaj attı.
Tiraje Hanım ve Ela'nın sürtüşmeleri başlarda gayet doğal gelse de sonradan , Ela büyüdükçe , garip bakmaya başladım.Sonuçta her kız ergenlikte annesiyle sorun yaşar ama Ela'nınki farklıydı.
Kitapta beni en rahatsız eden noktaya gelecek olursak , bazı cümlelerde çok yapmacıktı.Aslında yazar , birçok ağzı başarılıyla işleyebilen bir yazar ancak bu kitaptaki cümleler fazlasıyla havada kalmıştı.Yazarın bugünleri düşünerek , modern yazdığını tahmin ediyorum lakin yazarın yolunda yürüyemediğimiz açık çünkü kelimeler yabancı , cümleler yapmacık geldi bazı yerlerde.
Bu kitabın en büyük kazanımı kültürlü , kendini yetiştirmiş insanların asla ezilmeyecekleridir.Bir kapı kapansa diğeri açılır çünkü onlar içlerinde var olan enerjiyi en doğru şekilde değerlendirmiş , en iyi olmak için çabalamışlardır.Ela da böyle bir karakterdi.Son sayfalarda neler neler yaşadı ama yine de elinde bir şeyler vardı.Maddi anlamda değil bu - para değil - , müzik olsun , kültür olsun , kitap olsun son derece uygar bir insan.Örnek insan.
Ela'nın bazı davranışlarında üzüldüm.Yanlış kararlar aldığı oldu."Hayatını mahvetti." dediğim yerler oldu.Yine de alnının akıyla çıktı Ela.
Ne kadar yerinde bir yorum bilemiyorum ama bizim bugün ayıla bayıla okuduğumuz aile içi dram , aşk gibi konuları Gülten Dayıoğlu yıllar önce işlemiş.Ben bu kitapları okumadan Türk edebiyatını beğenmiyorum diyen insanlara itibar etmeyi düşünmüyorum.
Yazar fark ettirmeden çok farklı konulara götürmüş okuyucuları.
Puan vermeyecektim aslında ama yine de "kendime göre" değerlendiriyorum çünkü başta da belirtiğim gibi 12-15 yaşa uygun bir kitap ama yine de öneririm.
Kitap bir genç kızın hayatını anlatıyor. Annesi ünlü bir tiyatro oyuncusu, babası ise bir iş adamı. Hayatında yaptığı hataların basına geçmesi durumu hiçbir zaman olasılığını yitirmiyor. Peki bu genç kız nereye kadar aile baskısıyla büyüyecek ve 'hatasız melek' olmaktan kurtulacak? Ela hayatında yaptığı hatalarla, başına gelen talihsizliklerle ve yanlış seçimlerle nasıl başa çıkacak? Kitap başladığında Ela 8.sınıf öğrencisiydi ve bittiğinde ise 20'li yaşlarındaydı. 400 sayfa olmasına rağmen gerçekten çok hızlı akıp gitti.
Hayatı tanımanın ne demek olduğunu henüz bilmezken tanıştım kitaplarla ve bana okumayı sevdiren ikinci kitaptı. Çünkü hayatı tanımaya çalışan, deneyen, sıklıkla da yanılan bir kızın hikayesini anlatıyordu. Gönül kütüphanemde yeri çok büyüktür.
Kitap, ergenliğe adım atanlar için faydalı olabilir. Bazı bölümler hızlı geçilmiş. Örneğin Ela hemen dönemin sonuna geliveriyor, hemen nikah kıyılıyor. Tesettür ve dini inançlar ile ilgili de yanlış değerlendirmeler yapılmış. Âdeta zeki, modern birisine tesettür yakıştırılamamış. "Para verip başörtüsü takıyorlar. " İbaresi de tamamen yanlış. Tesettür ile ilgili sayfaları yırtarak gençlerin ruh hallerini keşfetmeleri ile ilgili bir bakış açısı sunulabilir.
Ortaokul dönemlerimde severek okuduğum ve hayatımda iz bırakan kitaplardan biriydi, okudukça Ela'ya hayran kalmıştım, çünkü hayatı tanımaya çalışan, deneyen, sıklıkla da yanılan özel bir kızın hikayesini anlatıyordu. İlk gençlik romanı olarak tavsiye ederim :)
Bir annenin kendi cizgi ve dusuncesinde bir cocuk yetistirme telasi ama buna tamamen karsi cikan ve annesinin cizdigi yoldan gitmek istemeyen; ona görede herkesin sandigi gibi gökkusagi sadece yedi renkten degil sekinci bir rengininde olduguna dusunen bu dogrultuda yasayan bu yuzden annesi ile surekli catisan psikolojik bir roman
İlk okuduğum romandır ve bu roman sayesinde kitap,kitaplık, okumak vs gibi kavramları fark ettim.
Sen nehrin akış yönüne değil de kaynağına doğru yüzen, somon balıkları gibi olmaya özeniyorsun anlaşılan
" Bir gün, gökkuşağının sekizinci rengini görebileceğime yürekten inanıyorum. Sadece​ben değil, yedinci renkle yetinmeyen pek çok insan bunu başaracak.
Ne var ki o düzeye, herkesin yürüdüğü, aşınmış yollardan yürümekle erişilemez. Özgürce yürüyebileceğim yeni yollar bulmalıyım."
Gülten  Dayıoğlu
Sayfa 53 - Altın kitaplar
Biliyor musun Ülev Abla, ben yaşamı bambaşka görüşlerle algılamaya çalışıyorum, örneğin, herkes gibi, gökkuşağının sedece yedi renk olduğuna inanmıyorum. sekizinci belki dokuzuncu rengi vardır. Ama biz ona at gözlüğü takınmış gibi tek yönlü baktığımız için öteki renkleri göremiyoruz.
Gülten  Dayıoğlu
Sayfa 53 - Altın kitaplar
"İNSANLAR BİRBİRLERİNİ SEVERLERSE, BİRBİRLERİNİ ÖLDÜREMEZLER. BÖYLECE SAVAŞLAR SON BULUR."
Bu sav, BARIŞ projesinin hareket noktasıydı. Bu konuda pek çok ayrıntılı görüş belirtip varsayımlar üretikten sonra , BirleşmişMilletler Örgütü'ne şu önerilerde bulunuyordu:

"Yeryüzündeki tüm okullara, anaokulu düzeyinden başlamak koşuluyla SEVGİ DERSLERİ konulmalı.
Bu derslerde kullanılacak olan SEVGİ KAYNAKLARI başta insan sevgisi olmak üzere, doğa, Dünya, evren sevgilerini içeren, seçkin ve özgün görüşlerle oluşturulmalı . Bu yolla , dünyayi dolduran insanlarda, renk, ırk, inanç ayrımı gözetmeden, evrensel Sevgi ve barış bilinci oluşturulmalı. Bu doğrultuda yapılacak çalışmalar sonucunda insanlar, sevmeyi yaşam biçimi edineceklerdir. O zaman, savaşlad kendiliğinden sona erecektir.
Yaşam, yabanıl yaratıklarla dolu bir orman gibidir. Bu ortamda yaşamını sürdürebilmek için canını koruma yöntemlerini öğrenip çeşitli bilgilerle donanarak silahlanman gerek.
Gülten  Dayıoğlu
Sayfa 53 - Altın kitaplar
" Gerçekten Tiraje Hanım usta bir oyuncu. Ancak bir tek rolü başaramıyor. O da annelik. Ne yazık! Keşke anne olmaya kalkışmayıp yaşamını sadece usta bir artist olarak sürdürseydi."
Gülten  Dayıoğlu
Sayfa 41 - Altın kitaplar
"Çok ünlu anneler, çok yönlü insanlardir. Hele bu anne tiyatro sanatcisiysa... Bu yuzden benim bir degil bir cok annem oldu. Tüm bu annelerle başetmek kolay olmuyor. Ama, başetmeye çalismak bile bana keyif veriyor"

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sekizinci Renk
Baskı tarihi:
Ocak 2000
Sayfa sayısı:
400
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754057443
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Ela, sıradan öğüt ve eleştirilere uyarak yaşama yumuşak iniş yapmak istemiyordu. Hayatı deneyerek, kalıplaşmış kuralları aşan özgür ve sıradışı bir kimlik edinmeyi amaçlıyordu.
O, çok renkli düşler kuruyordu. Örneğin; gökkuşağının sadece yedi renk olduğuna inanmıyordu. İnsanoğlunun gözlerini bürüyen bağnazlık perdesi yırtıldığında, yepyeni renklerin ortaya çıkacağına yürekten inanıyordu.
Ortaokul ve lise yıllarında, bu amaç ve inançlar doğrultusunda yanlış ya da doğru, acıklı veya gülünç pek çok serüvene atıldı. Ailesi ve arkadaşlarıyla sürtüşmelere girdi. Acı, korku, kaygı ve düşkırıklığıyla birlikte sevincin, coşkunun, aşkın ve mutluluğun doruklarında yaşadı.

Kitabı okuyanlar 606 okur

  • Merve Adıgüzel
  • AYNUR
  • Beyza Miray Ülger
  • ecem koloğlu
  • vesile uysal
  • Gülsüm Başpınar
  • Fatime Onur
  • Büşra Gülay Önder
  • İnci Ç
  • Buse Göven

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.3
14-17 Yaş
%8.2
18-24 Yaş
%30.9
25-34 Yaş
%45.7
35-44 Yaş
%8.2
45-54 Yaş
%3.5
55-64 Yaş
%0.8
65+ Yaş
%0.4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%92.1
Erkek
%7.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%26.5 (30)
9
%15.9 (18)
8
%27.4 (31)
7
%12.4 (14)
6
%9.7 (11)
5
%5.3 (6)
4
%0.9 (1)
3
%0
2
%0.9 (1)
1
%0.9 (1)

Kitabın sıralamaları