Yalnızlığın Felsefesi’nde Lars Svendsen tek başınalık ve yalnızlık üzerinden ayrıma gidiyordu; yalnızlıkta insan kendisiyle bir başınadır, tek başınalıkta insan kendisiyle birliktedir diyordu. İkincisine çok uyuyorum, yalnızlıkla ilişkim zengin, birliktelik demekten çekinmem.
Fournier ise başlarda; İngilizler loneliness ve solitude diye iki farklı kelimeyle yalnızlığı anlatırlar; kişinin kendi seçimi olmadığı hâlde yalnız olması ve kişinin kendi seçimi olarak yalnız olması. Fransızca’da iki ayrı kelime kullanılmaz, insanların yüzünden hangisi olduğu okunuyor diyor ve bana “dur bakalım, seçebildiğin için mi bu birliktelikten mutlusun?”diye sordurtuyor.
Yaşlılık, yaşlanmayla gelen kayıplar, yalnızlık…
Seçmediklerimiz… Ama bir yandan da hayat… O vakit tek başınalığın birlikteliğini hep zengin tutmaya devam…
Yalnızlığa dair samimi bir anlatı. Hüzünlendiriyor mu? Evet. Yaşlandığımızda oku da bize bir kart falan at Can