“Dünya bir tezgâhtır. Tezgâhın hangi tarafında hayat olduğuysa ancak ölünce anlaşılır.” S:211… Bu cümle kitabın içeriği ile ilgili her şeyi belki anlatıyor ama bulmaca gibi sonuna kadar okuyan bilebilir,anlayabilir.
Konuşarak ve ikna kabiliyetleri ile hayatını kazanan ; pazarlamacı,tezgâhtar,aracı,ticaretle uğraşanlar için okunmaları zor gelebilir çünkü kendi pisliklerini okumak,yüzleşmek zor gelir insana. Bende esnaflık,aracılık,ticaretle uğraşan biri olarak kendime dahil çıkardığım çok şey buldum.
Kitapta beni çok zorlayan jargonlar oldu. Antalya bölgesinde ki kuyumcuların,turizmcilerin jargonları. Çok karakter çok hikaye vardı orada da kayboldum. Metalledik:dolandırmak paf güf: cigara içmek gibi.
Beni en çok etkileyen Baş karakterin hikayesinde Hakan Günday biyografisi var. Siyasal bilgiler okudu ve Antalya’da kuyumculuk yaptı. Sorum şu; Düşünün şu an iş yerinizdeki ahlaki olmayan vb. Konuları etrafınızdaki insanları kitabınızda cesurca yazabilir miydiniz? İşte ben en çok bu cesaretten ve o sektörde TUTUNAMAYAN olmasına 10 puan verdim.
“Kimin tezgâhtar olduğu tezgâhın sonunda belli olur.” S:205