Açılın!..
Adamın haremi var...
Yoruma böyle giriş yapmasam içimde kalırdı kitabı okumaya başladığım andan itibaren adamın haremi var diyip duruyorum. Ama o bir kral. Tabi ki haremi olması çok normal.
Midas zorda kalmış bir krallığın, zor durumundan faydalanıp kraliçe koltuğuna oturacak kişi ile evlenir ve kral olur. Ve sarayın her yerini afedersiniz ama tuvaletlerine kadar altına çevirir.
Ama bu arada yanında evlenirken de çeyiz olarak Aure kızımızı getirir. Kıymetlisini...
Onu da altına çevirir ve altın bir kafese kapatır. Kendisi diğer semerler yani haremindeki diğer kişiler ile gününü gün ederken kıza da izletir. Bizim saftirik kızımızda sıra bana ne zaman gelecek diye içlene içlene bekler... Ne kadar saftirik siz düşünün artık.
Müttefiki olan kralı oyuna getirip onu aradan çıkaran Midas, onun topraklarına gittiğinde ardından hareminin ve kıymetli altın kızının da gelmesini ister. Tabi yola çıkan kafilenin başına gelmeyen kalmaz.
Kafilenin askerleri ve kızları korsanlar tarafından kaçırılır. Akıbetlerinin ne olacağından korkarlarken, tüm krallıklara korku salan 4. Krallığın Komutanı Rip bir anda Korsanların gemisinde belirir ve korsanların ganimet olarak gördüğü Kral Midas'ın haremini satın alır.
Aure ve diğer kızlar korsanlar mı daha kötü yoksa 4. Krallığın esiri olmak mı diye düşünürken başka çareleri kalmaz ve gelecekleri meçhul bir şekilde komutan Rip ile yola koyulurlar.
Bakalım 2. Kitapta Kral Midas kıymetlisini kurtarabilecek mi?
Kitapta öyle aman aman beni heyecanlandıran olaylar oldu mu? Hayır...
Ara ara sıkıldım mı? Evet...
Kızın salaklığına ayar oldum mu? Hem de nasıl...
Peki neden devam edeceğim?
Kızın yeteneğini ile bundan sonra neler yapacağını merak ediyorum...
Ve kaşından, kollarından, dikenler fışkıran, bir bakışı ile insanı öldürebilecek kadar hiddetli duran komutan Rip baya ilgimi çekti. Ve kötü namı ile ün salmış krallıklarını merak etmiyorum dersem yalan olur. Bu seriye başlamak hiç aklımda yokken Erica bana neler okuttun sen yine