Bu hayvanca vurdumduymazlığa erişmek için uzun ve ısrarlı çabalar, insan oğlunun vicdan ve aklıyla yorulma bilmeden boğuşması lazımdı. İnsan hakikatin tacidarı imiş. Sevsinler! Bu zavallı yaratık sevinçten, mutluluktan habersiz. Hakikate de, hataya da iğrenerek bakıyor. Ve cehaletinden memnun. Bu utanç verici yozlaşmanın kaynağı: Ruhumuzun zaafı değil, vücuda esir oluşu. Sanıyoruz ki yalnız gördükleri gerçek; başka ne varsa, birer soyutlama, birer hayal. Fizik dünyayı tanıyor sadece, manevi dünya umurunda değil. Düşünceyi uzviyetinin bir eseri sayıyor, maddeleştiriyor onu.