·639 syf.··Beğendi
···Okunma: 29 Mart 2024 22:37 · İyisiyle kötüsüyle İnce Memed serüveni bitti. Bu son kitap olduğu için bu incelememde seriyi tümüyle değerlendireceğim.
Her şeyden önce İnce Memed serisi sıradan bir seri, İnce Memed karakteri sıradan bir karakter değil. İnsanların seriye başlarken bunun farkında olarak, serinin her harfinin kıymetini bilerek okuması gerekli. Birçoklarına göre İnce Memed Türk edebiyatının en önemli karakteri.
İlk kitabı okurken çok heyecanlandığımı ve meraklandığımı hatırlıyorum. Yine o kitabı bitirince geriye üç kitap daha kaldığını bilerek hem sevindiğimi, hem üzüldüğümü hatırlıyorum. Seviniyordum çünkü hikâye yaklaşık bin beş yüz sayfa daha devam edecekti, üzülüyordum çünkü bu bin beş yüz sayfa yeterli gelmiyordu.
İkinci kitapta heyecanımın bir kısmı kayboldu. Görmüştüm ki ikinci kitap birinci kitabın bir yansıması gibiydi. Olaylar çok benzer, gidişat çok benzer. Kitabın başı, ortası, sonu çok benzer. Bu yüzden hevesim kırıldı, yine de ikinci kitabı da çok sevdim. Bununla birlikte, "Tüm seri böyle birbirini mi taklit edecek?" düşüncesi beni ürküttü, tam da bu yüzden seriye birkaç aylık ara verdim.
Üçüncü kitabı bitirdiğimde hayâl kırıklığım daha da arttı. İkinci kitabın birinci kitabı bir ayna gibi yansıtmasına üzülürken üçüncü kitap onların gölgesi bile etmiyordu. Kitabın adı İnce Memed'di fakat Memed'i neredeyse hiç okumamıştım. Kaldı ki olay akışı da ilk iki kitapla çok benzerdi. Sadece bu sefer olayları İnce Memed civarından değil, daha çok ağa ve beylerin düşüncelerinden ve ağızlarından okuduk.
Buradan sonrasında dördüncü kitap hakkında ufak tatkaçıranlar mevcuttur.
Dördüncü kitap da yine benzer bir olay akışına sahipti. Bu beni inanılmaz bir hayâl kırıklığına uğrattı. İlk kitapla son kitap arasında otuz seneyi aşkın süre varken nasıl olur da kitaplarda bir değişiklik olmazdı? Serinin sonu, nasıl ilk üç kitapla aynı sonlanabilirdi?
Aslında bunun sebebi belli. İkinci kitabın başında olan ve Memed'in dünyayı sorgulamasına yol açan, "Abdi gider, Hamza gelir," döngüsü.
Bu döngüyle Memed, eşkıyalığının daha başlarında bu yaptıklarının bir şeyi değiştirmeyeceğini anlıyor fakat yine de denemeye devam ediyor. "Abdi gider, Hamza gelir," muhabbeti de tüm seri boyunca sürüyor. Bu yüzden her kitap da kendini tekrar ediyor. Aslında bu tekrarların bir nedeni, hatta üstüne bir de amacı var. Tüm bu "tekrarlar" serinin özünü destekliyor: "Abdi gider, Hamza gelir."
Bunun böyle olması iyi midir kötü müdür o kişiye göre değişir. Açıkçası her kitabın böylesine benzer olması benim için can sıkıcıydı. En azından son kitabın sonu daha heyecanlı ve farklı olabilir, bizi heyecanlandırabilir, merak içinde bırakabilirdi.
Yine de bu can sıkan tekrarların bir sebebinin olması, ya da en azından benim böyle düşünmem bana teselli veriyor.
İnce Memed'in, Memedlerin, "Yine gelmesi, yine gelmesi," dileğiyle.