John Steinbeck’in okuduğum ilk kitabı İnci oldu. Bence bazı kısımlar gereksiz uzatılmış “aile türküsü” gibi ifadeler ve bununla ilgili ayrıntılı açıklamalar insanı biraz sıkıyor. Kitaptan çok büyük bir zevk alamadım fakat verdiği mesajlar açısından çok güzel.
Kitapta mutlu bir aileye sahip fakat yoksul olan Kimo’nun çöp değerli olduğunu düşündüğü eşsiz bir inci bulmasıyla gelişen olaylar anlatılıyor. Kino, akrep tarafından ısırılan oğlunu doktora tedavi ettirmek için arayışa girmesi sonucunda bu esrarengiz inciyi buluyor. İnci iyi bir fiyata satarak hem oğlunu doktora muayene ettirip iyileştireceğini, hem kilisede eşiyle resmi bir evlilik yapacağı, hem de oğlunun okul okuyup kendi topluluklarına yol göstereceğinin gibi hayallerimi kuruyor Kino. Fakat işler beklediği gibi gitmiyor ve bu lütuf olarak görülen bu inci ailenin başına çok büyük talihsizlikler gelmesine neden oluyor. Zenginin hep zengin kaldığı ve yoksulun zenginleşmemesi için ağız ve iş birliği bir toplulukta bu talihsizliklerim tam olarak talihsizlik olduğunu söylemek de aslında tam olarak doğru olmayacak.
Yazarken fark ettim, İnci’yi düşündüğümden daha çok beğenmişim, öneriyorum.