Çürüme - eylem sefaleti.. Düşüncelerinin yörüngesini değil, özünü yitirmesi. Kelimelerin boşalmış içlerini doldurabilmek mümkün mü? Bu kelime fuhuşunu bakir bir duyguyla sonlandırmak?.. Sanmam. Bakir duygular için bakir kelimeler gerek. Oysa ağızdan ağıza gevelediğimiz kaç bin kelimeyi tekrar çiğniyoruz dişlerimiz arasında! İnsan miadını doldurmuştur artık. İnsanlıktan eser kalmamıştır. Ya bizler? Müstakbel kadavralarız sadece - kefenlerini ellerinde taşıyan... Ölüme günübirlik kamplar kurmak ister gibi yeryüzünü baştan başa dolaşan cesetler topluluğu...
Eylül ayında kitabım çıkmıştı. Ekim'de Çürümenin Kitabı'na bi göz atayım demiştim. İkinci sayfada "Anti-Peygamberlik" diye bir başlık vardı. Şaşırıp kalmıştım. Çünkü Anti-Peygamber kavramını ben de yazmıştım kitabımda, hem de ne kadar bakir bi' duyguyla. Sonra hemen gidip kitabı satın aldım. Okumaya başladım. Sarsıldım. Kendi hissettiklerime, kendi yalnızlık biçimime, kendi varoluşuma ve olmama çaba'ma bu kadar yakın, bu kadar aşina birine hiç rastlamamıştım. Değerli ve 'bana benzerliği yönünden' şaşırtıcı bir kitaptı. Kesinlikle okuyun derim..