·360 syf.····Okunma: 06 Mayıs 2024 09:11 SPOİLER!!!
Kitaba başlarken hakkında çok da bir şey bilmeden ve beklemeden başladım ve hayatımın nispeten yoğun dönemlerinde olduğum için okumam oldukça uzun sürdü. Aslında oldukça kolay okunan bir kitap. Genel olarak benim okuma deneyimimle birlikte ele aldığımda puan olarak da ortalama kitaplar arasına girer. Özellikle lise çağının daha çok beğeneceğini düşünüyorum. Ayrıca kitapta çok fazla yetişkin içerik bulunmamakla birlikte çok az yer verildiğine de değinmek isterim.
Daha sonra hatırlayabilmek adına konuyu özetlersem:
Signa Farrow ölümü gören yetim bir kızdır. Gittiği her eve ölümü götürdüğü düşünüldüğünden çok da hoş karşılanmamaktadır. Ki bu konuda çok da haksız sayılmazlar. Zehirli belladonna böğürtlenleri yediğinde ölüm onu görmeye geliyor. Ve bu noktada aslında Signanın haberi olmasa da ölüm onu korumak adına bazı vasilerinin canını almıştır. Ölümün onu koruma sebebi ise kendisine dokunabilen, onunla konuşabilen tek kişinin signa olması ve aslında signanın da bir ölüm meleği olmasıdır.
Vasisi öldükten sonra bir sonraki evi Thorn Grove' a gittiğinde her zaman kaçtığı, nefret ettiği ölümle birlikte kuzeni Blythe'ı kurtarmaya çalışır. Noel balosunda Percy 2. kattan noel ağacının üzerine düştüğünde yaşadığım şok ve ölecek mi düşünceleri hala aklımdayken Percy'nin aslında tek başına ona annelik yapan kadını ve kardeşini ufak ufak zehirlemiş olduğunu okumak kan dondurucuydu.
Sylas'da kesinlikle bir şey olduğuna emindim ama ölüm çıkmasını ciddi anlamda beklemiyordum.