Öncelikle şunu belirteyim: Kitap beklentimi karşıladı.
Keyifli bir okuma oldu benim için. Devam edeceğimi söyleyebilirim.
Çok ilginçtir ki kitabın ilk yüz sayfasını okuduktan sonra yazarın kesinlikle edebiyatçı olduğunu düşündüm. 200 sayfa sonra ise emindim bundan. Edebiyat fakültesinde 5 sene geçirmiş biri olarak bu konuda yanılmam mümkün değildi. Yanılmamışım da zaten. Ne mutlu ki fakülte hâlâ yazar yetiştirebiliyor.
Mihra Elnurova'yı çok sevdim. Çok gerçek bir genç kadın. Üsteğmenimiz ise zaten yiğidimiz. Hikâye o kadar samimi ve içten ki sanki her gün arkadaşımla buluşup dertleşiyormuş gibi okudum kitabı. Garip ve nereden çıktığı belli olmayan olaylar ya da konuşmalar yok. Karakterler kendilerini aileden biri gibi sevdiriyorlar. Sevilmeyen karakterler de oluyor tabii.
Zaman örgüsündeki atlamalar bile çok tadında olmuş. "Ne yaşadın o arada kızım?" diye çıldırmadım hiç. Psikolojik durumlar göz ardı edilmemiş. Herkesi gerektiği kadar tanıyor ve daha fazlası olduğunu seziyorsunuz. Yazar da yavaş yavaş açıyor zaten bu kilitleri.
Çok uzatmadan söyleyeyim, dosta gider. Önerebileceğim kitaplara bir yenisini eklemiş bulunuyorum. Yayınevi ikinci kitap konusunda bizi süründürmez umarım.
Unutmadan bir şey daha söyleyeyim. Satır aralarına sepiştirilen şiirleri görmek beni çok mutlu etti. Zarifoğlu'ndan Bayazıt'a...
Güzel adamlar okumayı özlemişim. #y:4334is kokan İs Kokan Zeytin Ağacı 1