Yusuf, yalnızlığın en derinlerinde, bizzat içinde.
Henüz çok küçük bir çocukken yalnızlıkla tanışıyor Yusuf.
Anne ve babası katlediliyor. Küçük yaşta yetim ve öksüz kalıyor. Erkenden büyümek zorunda kalıyor.
Yusuf yabancı bir ailenin içinde büyüyor. Sadece Muazzez ile yakınlık kurabilirken, onunla da arasına çokça engel giriyor.
Yusuf uzun yıllar boyu kendisini hep problemler içinde buluyor. Hepsini bir şekilde çözüme ulaştırsa da bu onu depresif ve karanlık bir kişiliğe itiyor.
Muazzez onun tek çaresi. Ruhunu besleyen, ona aşkı tattıran kadın Muazzez. Her şey yolundayken onunla da uzaklaşmak durumunda kalıyor. Hiçbir şey istediği gibi gitmiyor. Yusuf hayattan da uzaklaşıyor. Güvendiği tek kişi onu hayal kırıklığına uğratıyor.
Tam her şey düzelecek, derken Yusuf yine yalnız...
Yusuf hiçbir zaman yalnızlığından kurtulamıyor.
Çocuk yaşta girdiği bu yoldan ömür boyu çıkamıyor.
O cinayette kaybettiği parmağı, mutluluğuydu belki. Kendinden verdiği parçayla, akıttığı kanla ruhunun bütünlüğünü yitirdi Yusuf.
O büyüdüğü eve ait hissetmiyordu. Hiçbir zaman hissedemedi. Yusuf'u oraya bağlayan Muazzez'di.
Memurluk için girdiği daireye ait hissetmedi. İşine ait hissedemedi. Tahsildarlık yapmaya başladı. Köy köy gezdi, hiçbirine ait değildi.
Muazzez yine elinden kayıp gidiyordu ki tuttu çekti onu elinden, götürdü.
Her şey düzelecek derken, Yusuf yine yalnız kaldı. Artık Muazzez yoktu. Onu hayata bağlayan, onu ayakta tutan kadın yoktu.
Yusuf bu yaşama da ait hissetmedi. Bu topluma alışamadı. Kötü insanlara, kötü zihniyetlere uyum sağlayamadı, sağlamak istemedi.
Bu yüzden Yusuf hep yalnız yaşadı.
Eser toplumun yozlaşması, liyakatsizlik, bayağı zihniyetler, köylünün yaşadığı zorluklar, malî imkansızlıklar gibi pek çok konuda eleştiri yapıyor.
Duygusal geçişler çok iyi aktarılmış. Betimlemeler yerinde ve etkiliydi. Sabahattin Ali'nin alıştığımız o zengin edebi dili bu kitapta da varlığını gösteriyor. Her anlamda insanın içinde izler bırakacak, belki yıllarca kendisini unutturmayacak güzel bir kurguya sahip, tam bir Türk klasiği.
Okuyalım, okutturalım.
Sabahattin AliKuyucaklı Yusuf