Merhaba sevgili okur. Nasılsın? İhsan Oktay Anar 'ın okuduğum ilk kitabı ile aranızdayım. Okuduğum birçok kitap arasında en kapsamlı, tabiri ile diri tutan bir kitap olduğunu belirteyim.
İhsan Oktay Anar için dil cambazı demek isterim. Kelimeleri bu denli hoş kullanan ve ufuk açıcı maalesef çok az yazarımız var.
Kitap tümevarım halinde ilerleyen bir anlatıma sahip. Sonunu göremeyen lisanımızca Bünyamin olamıyor.
Mitolojinin ve felsefenin hakim oluşu ve ustaca eklenmesi anlatımı daha coşkulu hâle getiriyor.
Biz insanların, zaman kavramı içerisindeki sıkışmışlığımızın, özgürlük arayışımızın, ağızda yer yer acımsı yer yer tatlımsı tat bırakan tutsaklığımızın atlasını çiziyor İhsan Oktay.
Padişah da olsan efendi, bilgi karşısında kum zerresi gibisin diyor adeta. Bilginin yüceliğinin bir oda dolusu altından da fazla olduğunu dile getiriyor.
Boşluğun, kime göre, nasıl olduğunu anlatıyor. Sevgili okur, sana göre boşluk nasıldır? Kaç insan boyu uzunluğuncadır?
Belki de hepimiz, bütün işi gücü bırakıp kendi atlasımızı oluşturmaya başlamalıyız.
Ya yaşam bir düşse? Ya bizler uyumanın önemini hiç idrak edemezsek?
Puslu kıtaların pusunu almak için hâlâ geç değil. Varın gelin boşluklarınızı, boşluklarımızı dolduralım.