Oblomovİvan Gonçarov
Yeni bir okuma serüveninden hepinize merhaba!
Sosyal medyada sık sık "Oblomov gibi" tabirine duyarlı bir şekilde anlam veremezdim. Okuma sürecinin sonunda var olduğu kanı; insanların Oblomov'u tembellikle eş anlamlı olarak algılaması idi. Buna ben de dahilim. Okudukça yanıldığımı anladım.
Önsözde geçen: “Toplumsal bir kaderin Oblomov'u içine düşme bu kaçınılmaz uyuşmayı rastgele bir tembellikle kesilmek gerekir. Tembel, ayrılıktan kaçan ve işsizlikte mutluluk bulan adamdır. Oblomov'sa hiçbir zaman işe giremeyen, işsizlikten de zevk alamayan bir adamdır.” cümlesi pek çok okurun dikkatini çekmiştir. Oblomov, gerek yetiştirildiği çevre, dünyanın iç dünyasının derinliğiyle dünyaya uyum sağlamayan ama kendi dünyasında da sona ermenin gerçekleştiği adamdır ama bunu değiştirecek gücü kendinde olduğundan, ne zaman bulaştığını düşünse bir şeyler olur ve emelleri gerçekleşmez.
Kitaba başlamadan okuduğum bir makalede Gonçarov ve Oblomov'a : “ Karakterin en büyük özelliği ağır başlı, hatta “flegmatik” olmasıydı. Belki de bu yüzden Gonçarov'a arkadaşları “tembel adam” (çelovek de-Len) lakabını takmışlardı ” diyor. Oblomov belki de yazarın gerçek dünyasından kesitler taşıyordu. Çünkü Gornçarov, toplumsal degişikliklere biraz temkinli davranan bir kişiliktir. Toprak köleliğinin kaldırılması kendisini kaygılandırıyordu. Yeni burjuva ilişkilerini bir tarihi gelişme olarak görmesine rağmen, yeni düzenle birlikte pek çok manevi
değerin yok olmasından endişe duyardı. Bu yüzden Oblomov romanında
Rusya'nın yavaş yavaş veda ettigi geçmişi üzerine odaklandı. Kuşkusuz, bu değişimin pek çok yönlerinden hoşnut degildi. Ancak eski düzende ilgisini çeken
ve değer verdiği yönleri vardı. Insanlar arasındaki sıcacık ilişkiler, gelenek ve
göreneklere saygı, insan ve doğa arasındaki bağ, bu yönlerinden en önde
gelenleriydi. Tüm bunlar yeni düzenin gelmesiyle yok mu olacak? Farklı bir yol bulunamaz mı ? Yeni düzen, eskisinin varlığına son vermeden, onun tüm olumlu özelliklerini ve değerlerini organik bir biçimde sürdürülemez mi? İşte bunlarda
romanı yazarken Gonçarov'u, düşündüren ve yönlendiren sorular.
Gonçarov'a göre "bir sanatçı, tüm dikkatini yaşamdaki değişikliğe uğramayan ve sosyal kapris rüzgarlarının esintilerine maruz kalmayan biçimlere odaklamalıdır.
Gonçarov'un ağır yazma sırrının nedeni bundadır. Bu nedenle kendisi yazınlık hayatı boyunca sadece 3 roman yazmış ve üç romanında da aynı tipleri işlemiştir.
Kimdir İlya Oblomov?
Oblomov, Rusya'da toprak köleliğinin tarihe kavuşmak üzere oldugu bir
çağda , yeni yaşama ayak uyduramayan bir adamdır. Zamanına ve çevresine sıkı sıkı bağlı bir insandır. İçinde birkaç koyun bulunduğu Oblomovka adında bir çiftliği ve üçyüze yakın köylüsü vardır. Ancak o dönemde bütün köklerinden kopmuş derebeyliler gibi, sahip olduğu her şeyi bir kahyaya bırakıp büyük kente (Peterburg'a), devlet kapısına sığınmıştır. Oblomov, yeni yaşamını yadırgamış ona uyamamıştır ve geldiği o sonmüş cılızlaşmış dünya ile yeni dünya arasında sıkışıp kalmıştır. Gün geçtikçe yaşamla arası açılmış sonunda toplum dışı bir insan, "kendisini taşıyamayan bir yük" olmuştur.