Didem Madak'ın okuduğum ikinci kitabı oldu Grapon kağıtları. Yaklaşık iki günde bitirmiş olmama rağmen sanki haftalarca sürmüş gibi hissettiriyor bana. Şiirlerindeki satırlar, imgelemler, zihnime yerleşmek için kendilerine yer arıyorlar sanki.
Cümleleri, anlatım tarzı, benzetmeleri ve imgeleri ile o kadar kendine has ve hayatın içinden ki :
"Bu kitapta yer alan şahıs ve mekânların gerçekle alâkaları tamdır. Kahramanları hep yanlış ata oynayanlardır. Kediler, kadınlar, muhabbet kuşları, gözyaşları... hepsi sahiden vardır ve bir dönem yaşamışlardır. Şiirden hazzetmeyenler, ''Grapon Kâğıtları''nı yılbaşı ve diğer ehemmiyetli günlerde evi süslemek için kullanabilirler ya da bir ruh çağırma seansında, inatçı ruhlara seslenen uyduruk şarkılar olarak mırıldanabilirler."
¶¶
Hayat ucuz ağlayan çocuk resmi!
Zaman mavi yün bir kazaktı sanki.
¶¶
¶¶
Keşke gölgesine razı bir fesleğen olaydım.
¶¶
¶¶
Bazen ölmek istiyorum
Beni yeniden doğurman için
¶¶
Bazı satırlarını okuduğumda, yüzüstü suya atladınığızda betona çarpmış gibi acıtır ve yakar ya bedeninizi, geri çekilme ihtiyacı hissettim, canımı acıttı, kelimeler insanın canını yakar mı? Evet, bazı bazı canım yandı.
Hani her insanın eksik kalmış, kırılmış, incitilmiş yanları vardır, kimisi acısını anlatamaz içinde saklar, kimisi anlatmaya çalışır ama anlayanı olmaz. Didem Madak kırılmış yanlarını bir cam parçası kadar keskin sözleriyle o kadar güzel ortaya koymuş ki.
"Hayatımın üstünde imkansız kuşlar uçuyor."
Gönül rahatlığı ile herkese önerebileceğim bir kitap oldu Grapon Kağıtları.
Minik bir tavsiye :
Yazarın hayatını birazcık araştırıp öyle okumaya başlarsanız, şiirleri anlayıp kavrama noktasında daha rahat edeceksiniz.
BONUS:
¶¶
Canımın acısıydın.
Ben bir tek o canı unutmamak için her şeyi hatırlamıştım.
¶¶
Bu iki satır beni en çok etkileyen kısımdı, kendi yaşantımın boşluklarında kendine çok güzel bir yer edindi.
Didem Madak