"KURT OLMAK"
"İnsan, doğanın düzenini, vahşi doğada bile olsa her canlının yaşam hakkı olduğunu ne zaman farkeder? Kendi hayatının da sonlu olduğunu, ölümün yaklaştığını anladığında mı?"
Kendini dünyanın tek hakimi sanan insanın, hiçbir canlının yaşam alanını yok etmeye hakkı yok. Canlı, cansız her varlığın bu hayatta bir amacı var. Vaktinden önce yok oluyorlar maalesef. Doğumla ölüm arasındaki çizgidir yaşam. Anıları, hayalleri, yaptıkları, yapacakları, vazgectikleri, vazgeçmek zorunda kaldıkları ile bir bütündür insan.
Ulf Norrstig 70 yaşında bir orman mühendisi. Uzun yıllar Orman Genel Müdürlüğünde çalışmış, emekli olmuştur. Ama hiçbir zaman doğayla ilişiğini kesmemiş, kırsala olan tutkusunu her geçen gün daha da artan yaşlı bir kurttur. Ormandan arazi almış, eşi İlga ile burada yaşamaktadır.Ulf'un çocukluğuna, ailesine, ava, avcılığa dair anıları anlatılıyor kitapta. Çocukluğundan başlayıp, hayatın kaçınılmaz sonuna, ölüme doğru tüm yaşantısını kaleme almış. Avcıbaşı olmasına rağmen yaşına ima da bulunan, bunu sorun edenleri düşünüyor. (Yaş, yaşanmışlıklar mı yoksa sadece bir sayı mı?)
Bir gün ormanda bir kurt izi görür ve hayvanla güçlü bir bağ kurmaya başlar. Kendisini, kurt ile özdeştirdiği bu bağı kurmakta zorluk çekmez.
Uzaktan uzağa kurdu gözlemlerken onun da kendi yaşamı için bir mücadelenin içinde olduğunu düşünür. Ağaçları kesme, hayvanları öldürme, doğanın talan edilmesi gibi soruları sorgulamaya başlar.
İnsanoğlunun hayvanların, bitkilerin, doğanın yaşam alanını nasılda katlettiğinin farkına varır, yüzleşir bu gerçekle. Sorguları devam eder, birbiri ardına. Hayata bakış açısını değiştirir, kurt.
Karavanı yakılmış içinde ise kurt kemikleri bulur.
Bu durum karşısında dünyası yıkılır âdeta.
Bu olayı aydınlatmayi amaç edinir kendine.
Sır dolu yangın bir kundaklama mı?
Doyumsuzdur insanoğlu, her zaman ihtiyacından daha fazlasını istemiş, daha fazlasında gözü olmuş, tâmah edememiştir ve doğanın tüm dengesini bozan insandır her zaman. Doğa ile insan arasındaki karmaşık zıtlık ilişkisi. Doğa üretkenken tüketen insan, doğa çoğaltirken yok eden insan.
Doğanın dengesini bozuyor ve umursamıyoruz.
Doğanın acımasızlığı güzelliği gizemine, insan ruhunun derinliklerine doğru bir yolculuk.
Doğa ile kurulan derin bir bağın insanın doğaya verdiği zararı sorgulatan kitap.
Ormanların nasıl tahrip edildiği, bir zevk için öldürülen kuşlar bir hobi uğraşı avlanma, öldürülen onca canlının yaşam hakkına göz diktiği insanlığın tüm samimiyetiyle anlatıyor.
Karakterin içsel yolculuğa dair kesitler, İsveç ormanlarının serin rüzgârlarıyla savrulurken İnsan ve doğa
Av ve avcı temalarını işleyip, okuyucuya tüm duyguları hissettiriyor.
Ormanda geçen bir yaşam mücadelesi.
Yaşamın merkezinde ise avcılık.
Kitapla kalın.
Kerstin Ekman