9/10
·481 syf.··
Beğendi
·
2024 5. kitabı
Serenad -Zülfü Livaneli Roman oluşturduğu kurgu karakterler ile tarihsel olayları iç içe geçirerek bir yandan insan iyi midir- kötü müdür gibi temelden bir sorgulama yaparken aynı zamanda devlet ve iktidarın daha çok zulüm ürettiği eleştirisinde bulunmaktadır. Romanda ki kurgu şu tarihsel olaylar üzerine oturur; 1-“Mavi Alay”: Stalin döneminde 3000 Kırım Türkünün Drau Nehrine atlayarak , 2000 Kırım Türkünün Kızılcık nehrine atlayarak intihar etmesi 2000 Kırım Türkünün ise Sovyet askerleri tarafından kurşuna dizilerek öldürülmesi. 2-Struma Faciası: Nazilerden kaçan Yahudileri Filistine götürmek üzere yola çıkan Struma gemisinin İstanbul açıklarında Sovyet denizaltısı tarafından batırılması (756 sivilin ölümü) 3-Ermeni Tehciri 4-Hitler Dönemi Almanyası ve Türkiye’ye gelen Profesörler. Yazar romanı bu olaylar etrafında örerken çok sayıda önemli konu hakkında kısada olsa görüşlerini ifade etmektedir. Örneğin; -Batı Doğu/Ortadoğu karşılaştırması, güçlü bir batı eleştirisi -2001 yılı ergen sorunları -Devler ve iktidar eleştirisi ve kötülüğün sürdürülmesine etkisi -Türkiye’de Ulus Devlet yerine neden Devlet Ulus kavramının öne çıktığı. -Müzik Aşk Vefa ve İnsan. Romanın merkez konusu insanlık tarihinin bitmeyen çatışma ve savaşların sadece acı ürettiği ve 20yy ortaya çıkan büyük vahşet ve ölümlerin sorumlusunun Batı dünyasının olduğudur. Bu çatışma ve vahşetten derin üzüntü duyan yazar bir önyargılar çatışması olduğu kavganın sebebinin bu olduğu görüşünü ileri sürer. İnsanın değerinin sadece insan olmasından geldiği din milliyet cinsiyet renk siyasal tercih gibi bir takım ön sıfatlar ile ayrımcılığa uğratılmaması gerektiği görüşünü savunmaktadır. Romanın mağdurları, Ayşe, Nadia ve Mari(Semahat) hepsi önce insandır ve kadındır. Roman tarihte üstü örtülmeye çalışılan olayları irdelemiş ve bir farkındalık oluşturmuştur. Alıntı: “Gerçi Ortadoğu’da düşmanlıkla dostluk çok çabuk yer değiştirebilirdi” “Evet, coğrafya bir kaderdi ama tarih de kaderdi” Pascal’dan alıntı:(Romanda) “Adil olanın peşinden gidilmesi doğrudur, en güçlünün peşinden gidilmesi ise kaçınılmazdır. Gücü olmayan adalet acizdir; adaleti olmayan güç ise zalim. Gücü olmayan adalete mutlaka bir karşı çıkan olur, çünkü kötü insanlar her zaman vardır. Adaleti olmayan güç ise töhmet altında kalır. Demek ki adalet ile gücü bir araya getirmek gerek; bunu yapabilmek için de adil olanın güçlü, güçlü olanın ise adil olması gerekir. Adalet tartışmaya açıktır. Güç ise ilk bakışta tartışılmaz biçimde anlaşılır. Bu nedenle gücü adalete veremedik, çünkü güç, adalete karşı çıkıp kendisinin adil olduğunu söylemişti. Haklı olanı güçlü kılamadığımız için de güçlü olanı haklı kıldık.”
Edebiyat
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020164,1bin okunma
·
48 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.