Hakan GündayAz
Hakan Günday ile tanışmam da rafların arasında dolandığım bir güne denk geldi. Yeraltı edebiyatı okumayı sevmem. Farklılık olsun hem yazar ile tanışırım diyerek aldığım Az'ı "ben bu kitabı neden okuyorum" diye diye bitirdim. Keyif alarak okumadım, yer yer mide bulantıları ve kasvetle iç geçirdim. Aslında midemi bulandıran, şu anda, gerçek hayatta bir yerlerde, benim okuyup midemi bulandıran olayların, yaşanıyor olduğunu bilmekti. Gerçeklik midemi bulandırdı, öfkelendirdi, neden okuyorum söylentisine düşürdü. Çünkü hayat bu, biz de insanoğlu, gözün görmediği, kulağın duymadığı, sana değmeyen her "acı" hoş gelir.
Hayatlarının baş ve yalnız kahramanı olan iki farklı insan, ama aynı isim "Derda" ve romanın sonunda onları bir araya getiren "Oğuz Atay". Yaşanan olayların gerçekçiliğinin yanında bir anda karşıma Oğuz Atay çıkınca şaşırdım. Yok artık, iyi kurgu, iyi bağlamış dedim ama açıkçası romanın sonu da fazla romantize edilmiş gibi geldi. Her neyse senede en fazla bir kez okuduğum yeraltı edebiyatından #okudumbitti