Bir kadına ne kadar konuşup anlatsan da işe yaramıyor. Hem de hiç. Evet safım. Sarhoşum da. Ahlaksızım. Fazlasıyla dramatiğim. Buna da tamam. Ancak kesinlikle kibirli değilim ve yalnızca kendi aşkımın saf ve adanmış olduğu izlenimi altında insanlara düşüncesizce saldırıp eziyet ettiğim de doğru değil. Aslında, tam tersi. Ben işe yaramaz bir adamım. Hiçbir işe yaramıyorum. Bundan utanç duyduğumdan nefes almadan çalışıyorum. Fesatlığımın ve kötü huylarımın o kadar farkındayım ki kendimi nerede konumlandıracağımı bilemiyorum. Kesinlikle sofist değilim. Ben realistim. Her şeyi, herkesi doğru anlıyorum. Ne kadar aptal ve acınası olduğumu çok iyi biliyorum. Sadece bu da değil, gölgeler içindeki insanlara karşı hassasım. Bir insanın sırrının kokusunu almakta hızlıyım. Bu kaba bir alışkanlık. "Kişi kendinden bilir işi," diye bir söz vardır; şüphesiz doğru. Kötü insanları hemen anlayıp işaret edebilmem benim de o kötülüğe sahip olmamdan kaynaklanıyor. Kendim ahlaksızca hareket ettiğim için insanların ahlaksızlığına karşı da duyarlıyım. Bununla gurur duyduğumu söyleyemem; tam aksine, utanç duymam gereken bir özelliğim. Ancak ne yazık ki bu kötü kokuları alma yeteneğine sahibim. Şüphelerimde şimdiye kadar bir kez bile yanıldığım olmadı. Ophelia, ben talihsiz bir çocuğum. Anladığını sanmıyorum. Yüce hiçbir yanım yok. Boş boş gezen, aşırı duygusal bir korkağım sadece. Böyle bir çocuk nasıl yaşamaya devam edebilir?
Sayfa 155