Bir haziran ayında, denize kıyısı olan bir şehirde, Afrika'nın sarı kumlarını taşıyan bir lodos ve ardından gelen depremin zaman düzleminde her biri kendi dünyasında farklı acılar, umutlar, hayal kırıklıkları, çaresizlikler, sevinçler, hüzünler yaşayan sıradan insanların hikayelerini anlatıyor eser.
Mahir Ünsal Eriş'in insanın yüreğine bazen sanki derin bir yarayı kanırtırcasına acıtarak bazen de bir annenin bebeğine olan şefkati kadar yumuşak dokunarak hayatı tam da olduğu gibi, tüm çıplaklığıyla yansıtması çok güzeldi.
Benim için farklı bir tarz, farklı bir kalem, hayatıma farklı bir pencere oldu.