Gönderi

Evrim Nedirden Daha Fazlası
10/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2024 138. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 09 Temmuz 2024 00:00
Oldukça ağır ve zor anlaşılır olmasına karşı iyi ki okudum diyebildiğim müthiş bir kitaptı. Daha önce burada evrimle ilgili bazı kitapları incelemiştim ve bu kitap hepsinden daha geniş bir konu aralığını daha derinlere inerek işlemiş. Okuması kolay olmadı belki ama verdiği bilgiler ve kazandırdığı bakış açılarıyla buna kesinlikle değdi. Kitabın içeriğinden bahsederken bazı tartışmalara da gireceğim, uzun bir yazı olacak. Kitapta evrim düşüncesinin tarihinden de bahsediliyor, bu kısım önemli çünkü iyice anlaşılırsa evrim karşıtlığının ne kadar saçma olduğu da anlaşılıyor. Evrim karşıtlarından şu tarz cümleleri duymuşsunuzdur: "Bilim dediğin zamanla değişebilen bir şey, bugün bilim evrim var diyorsa yarın başka bir şey diyebilir..." Böyle diyenlere bu kitabı tavsiye ederim. Okuyun ve en azından düşman ilan ettiğiniz kesimin derdini anlayın. Evrimcilerin asla kesinlik iddiası olmadı ki olsaydı bu bilime ters düşerdi. Adeta evrim kavramıyla özdeşleşmiş Charles Darwin, aslında kendisinden önceki evrim kavramına muhalifti. Kısaca bahsetmek gerekirse Darwin'den önce de evrim biliniyordu ama bunun Pokemon'daki gibi olduğu düşünülüyordu. Yani canlıların daha iyiye, daha karmaşığa, daha mükemmele gittiği sanılıyordu. İşte Darwin buna karşı çıktı ve tarih bize Darwin'in haklılığını gösterdi. Burada evrimsel mekanizmalara girmeyeceğim (bunun için ayrı bir ileti hazırlamayı planlıyorum), buraya kadar anlattıklarımı şu yüzden anlatıyorum: doğada belli bir işleyiş var ve bu işleyiş Darwin'den önce de vardı sonra da var, hatta Darwin hiç bilimle ilgilenmeseydi de olacaktı, gelecekte Darwin'in yanıldığı ortaya çıkarsa da bu işleyiş varlığını koruyacak. Çünkü doğadaki işleyiş bilim insanları tarafından belirlenmiyor, keşfediliyor. "Bilim değişiyor" bahanesiyle evrimi reddetmek, "Newton bilim insanı olmasaydı elmalar yere düşmeyecekti" demek kadar saçma. Gerçi bu durumun nedeni biraz da evrimin ne olduğunun bilinmemesi. Canlı popülasyonlarının zaman içinde değişim geçirmesine evrim diyoruz, bu kadar. Darwin, Dawkins, Lamarck gibi isimler "evrim vardır" demiyor, zaten olan evrimin işleyiş mekanizmalarını anlamaya çalışıyor. Bu isimlerin ortaya attığı düşünceler yanlışlansa bile evrim varlığını koruyacak, sadece buna getirilen açıklama değişikliğe uğrayacaktır. Kitapta sadede evrim karşıtlarına değil, bazı evrimcilere de karşı çıkıyor. Doğal seçilimin iki aşamadan meydana geldiği ve "fanatik Darwinciler" olarak adlandırılan grubun bunu görmezden geldiği anlatılıyor. Bu iki aşamayı açmak gerekirse ilk önce genetik bir farklılık meydana gelmesi gerekiyor, daha sonra bu farklılıklardan çevreye uyumlu olanların yaşamaya devam edip çoğalırken uyumsuz olanların varlığını sürdürememesi. Bunlardan ilki rastgele bir olayken ikincisi değil, yani doğal seçilim hem rastgele hem de rastgele olmayan bir mekanizma. Ayrıca burada çevreyle etkileşim halinde olanın genotip değil fenotip olduğunun da altı çiziliyor. Yani anladığım kadarıyla Gen Bencildir'de anlatılan "Canlılar genlerin yaşam-kalım makineleridir, genler varlıklarını koruyabilmek için canlı bedenlerini şekillendirir" benzetmesinin tam aksini savunuyor, genleri bağımsız olarak ele alamayacağımızı çünkü doğal seçilimde sınananın genler değil, canlının kendisi yani fenotipi olduğu söyleniyor. Biyolojinin en büyük sorularından olan "Biz neden diğer hayvanlardan daha zekiyiz?" sorusuna burada da değinilmiş ama kesin bir cevap verilememiş. Şunların üstünde durulmuş: - Zaman içinde biyolojik atalarımızın yaşadığı ortamda ağaçlar azalmış ve yırtıcılardan korunmak için ağaçlara tırmanmak bir seçenek olmaktan çıkmış. Boynuzları ve pençeleri olmayan atalarımız ise taş atmak vb. alternatifler bulmak zorunda kalmış. Bu durum gittikçe daha gelişmiş beyne sahip olanların hayatta kalmasını sağlamış. - Ağaçlarda yaşayan atalarımız hem bebeklerini tutup hem de ağaçlara tırmanamayacağı için bebeklerin belli bir gelişmişlikte doğmuş olması gerekiyordu ama bu ihtiyaç ortadan kalkınca bebekler prematüre doğup anneleri tarafından hayatta tutuşabilmişler. Bu da doğduktan sonra da beynimizin gelişmeye devam edebilmesini sağlamış. Elbette bu ikisi tatmin edici cevaplar değil ama zaten bizim zekamız diğer hayvanlar arasında istisnai bir durum olduğu için bir sürü faktörün bir araya gelip şansın da yardımıyla buna yol açtığı düşünülüyor. Maymunlara ne kadar uğraşılırsa uğraşılsın dil öğretilememesi, bu tarz durumların bırak tek başlarına, hep beraber bile bizi bu kadar zeki yaptığını söylemeyi zorlaştırıyor. Evrim denince akla hep biyoloji gelse de kimya da çok önemli ve kitap bunu ihmal etmemiş. Özellikle moleküler genetiğin neden önemli olduğu ve bazı kilit bilgileri onun sayesinde keşfettiğimiz anlatılmış. Dikkatimi çeken bazı yerleri size aktarmaya çalıştım ama kitabın içeriğini tam anlamıyla vermeye çalışırsam hem konu çok dağılacak hem de kimsenin okumayacağı çok uzun bir inceleme olacak. Bu yüzden burada bitirmeye karar verdim. Kitabı biyolojiye meraklı herkese önersem de konu hakkında ön bilginiz yoksa okurken epey zorlanabilirsiniz, daha önce buna benzer kitaplar okumuş olmama rağmen anlamadığım yerler yok değil. Ama konu hakkında en bilgilendirici kitabın bu olduğunu da söyleyebilirim.
Bilim
Evrim Nedir?Ernst Mayr · Say Yayınları · 2021325 okunma
··
458 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.