·152 syf.····Okunma: 11 Ekim 2017 23:59 Aruoba bu eserinde -belki de kitabında- benlik dediğimiz -yoksa biz desek daha doğru mu tanımlanmış olurdu- varlığımıza dair içsel bir felsefi -belki de duyusal yada didaktik- bir anlatı -ifadelem- yapmıştır. Aruoba Wittgenstein'ın Tractatus Logico-Philosophicus'unu Türkçeye çevirmiş -çeviri de oldukça başarılıdır bana göre- dolayısıyla filoloji, retorik ve felsefe alanlarında yetkin birisidir. -kabiliyetlerinden şüphemiz elbette yok- Yalnız söz bu eserden açılmışken; Tractatus Logico-Philosophicus ağır bir eser olmakla birlikte, Aruoba'nın benlik'inden çok daha fazla anlaşılır -okunabilir- durmaktadır.
İncelememi neden yukarıdaki acaip şekilde yaptığımı sizlere şöyle izah edeyim: Mevzu eser aynen yukarıda ifade ettiğim şekilde yazılmıştır. Bol miktarda (-) içermektedir. Yani yukarıdaki anlatım tarzı hoşunuza gittiyse, size mutlulukla bildiririm ki; Aruoba bu tarz bir anlatımla size tam tamına 152 sayfa vadediyor. Müthiş ! Bazı yazarları fanatizm derecesinde seven ve tutan okuyucu kitlesi mevcuttur malumunuz, muhakkak Aruobanın'da böyle bir fanatik okur kitlesi vardır, alınmasınlar, kendilerine tavsiyem şudur; hiçbir sanatçının tüm şarkıları güzel değildir, hiçbir ressamın tüm yapıtları şaheser değildir. Aynı şey yazarlar için de geçerlidir. Belki de bazı eserler bazı insanlara uygun değildir. Ben bu eser hakkında beğenmeme hakkımı kullanmak istiyorum. Sizlere de (eğer mümkün ise) keyifli okumalar dilerim.
Dipnot: Aruoba, eserinde Psikanaliz için "bilim olduğu ileri sürülen" demiştir ki, kendisi gibi ciddi bir şahsa bu ifadeyi yakıştıramadığımı belirtmeliyim. Hangi açıdan bilim değildir? Keşke izah etseydi... Bu kadar klinik boşa mı çalışıyor kendisine sormayı çok arzulamaktayım, bilim adamı olduğunu bilimin kabul ettiği şahısları Sayın Aruoba öyle görmüyor ise bu kendisinin problemidir bana göre...