...aynı şahsın iki görünümü arasında cüretkâr tezatlar yaratmayı başaran Zaman'ın kendine has yenileme gücü bende hayranlık uyandırıyordu. Çünkü bu insanların birçoğunu ilk bakışta tanımak mümkündü, ama salon, sanki gerçeğe bağlı kalmayan kötü niyetli bir ressamın bazı kişilerin yüz hatlarını sertleştirerek, bazılarının tenini pörsütüp endamını hantallaştırarak, bazılarının bakışlarını karartarak yaptığı kötü portrelerden oluşan bir sergi gibiydi. Bu suretleri hafızamdaki suretlerle karşılaştırdığımda, hafızamdakileri tercih ediyordum. Nasıl ki bir arkadaşımız birkaç fotoğraftan birini seçmemizi rica ettiğinde, aralarından birini ötekiler kadar beğenmeyip reddedersek, ben de her insana, bana gösterdiği suretle ilgili olarak, "Hayır, bu olmasın, iyi görünmüyorsunuz, size benzemiyor" diyebilmek isterdim.