Paulo Coelho’nun Elif kitabında Reenkarnasyon olgusu ve onun da ötesinde karşılıklı iki yaşamın birbirine dolanmış örgüsü yer alıyor. Felsefi düşünce ağırlıklı bir kitap.
Yazar kendi yaşadığı anıyı aktardığını bahsetmiş. Yani başkahramanı yazarın kendisi ve reenkarnasyona inanır. Zengin olması, kendini çok seven bir eşi ve çevresi olmasına rağmen iç huzursuzluğu yaşamakta. Bunu da önceki hayatta yaptığı günahlardan olduğu kanısına varır. Ve o durgunluk yaşadığı dönemde yakın arkadaşı ona seyahat etmesi tavsiyesinde bulunur. 1288 km sürecek bir Transsibirya treninde yolculuğa çıkar. Bu yolculukta üç kişi ona eşlik eder; Tao ustası, bir Rus yayıncı ve yetenekli bir keman virtüözü olan Türk kızı Hilâl. Hilâl ruhlarının daha önce tanıştığına ve ona bu yolculukta yardım edeceğini söyler. Bu yolculukta farklı ritüellerle ve ‘Elif’ denilen benzersiz bir noktaya girerek yazar kendisini ve Hilâl ile birlikteliğini keşfeder.
Kitaptaki Elif ve Hilâl gibi Türk isimler yalnız sizi yanıltmasın. Ne bizim kültürümüzle ne Türkiye ile yakından uzaktan ilişkisi yoktur.
Bir de birini yeni tanıdığımız zaman ‘40 yıldır tanıyormuşum’ gibi düşünürüz bazen ya, bu kitaba göre onlar geçmişte tanıdıklarımızmış aslında.
Kitaptan beğendiğim bir alıntı:
‘Doğduğumuz andan ölene kadar hayatımız devamlı bir yolculuktur. Manzara değişir, insanlar değişir, ihtiyaçlar değişir ama tren hep ileri gider.
Hayat bir trendir, tren istasyonu değil.’
Hayatın anlamı üzerine konuşan bir kitap, okurken yormadı. Bu tür kitapları sevenlere tavsiye ederim.