Gönderi

7/10
·565 syf.··
2017 86. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 12 Ekim 2017 08:44
Nihayet! Ben bu kitabı belki on yıl olmuştur Kurtlar Vadisinde Halo Dayı hapiste okurken gördüm o zamandan beri aklımda, geçen yıl Ezel'i izlerken yine karşıma çıktı, dedim okucam bu kitabı ama 35 lira olduğunu görünce almak istemedim ta ki sahafın birinde 1973 baskısı 2. elini 5 tl'ye satıldığını görene kadar. Aldım aldığım gibi de okumaya başladım ama uzun sürdü baya. Kitabın çok ilginç bir hikayesi var, nasıl Esaretin Bedeli ya da Cesur Yürek için sinemanın özgürlük manifestosu denir, bu kitap içinde kitapların özgürlük manifestosu deniliyor. Nedenini konusunu anlattığımda anlayacaksınız. Öncelikle kitap gerçek bir hayattan doğrudan yaşayanı tarafından aktarılmış bir nevi otobiyografi, zaten ben gerçek hayattan esinlenilen kitap ve filmleri daha çok severim. Denzel Wastington'dır bu sebeple en sevdiğim aktör. Adamımız bir gün bir kitap okurken bakıyor kitap 200 bin küsur satılmış, diyor ki "ulan bu kitap bile bu kadar satıldıysa ben hayatımı yazsam milyon satar, köşeyi dönerim.", dönüyor da. Kitap ilk senesinde Amerika'da 5.5 milyon, Fransa'da 1 milyon, İngiltere ve Almanya'da da 1 milyon satıyor. Peki ne var bu adamın hayatında? Hırs var, azim var, mücadele var, acı var, kan var, dehşet var, şakak kemiğinden girmiş levye var... Olay tam olarak şöyle oluyor. Adamımız işlemediği bir şuçtan dolayı kürek cezası alıyor dediğine göre (ben pek inanmadım gerçi, çünkü adamda adam öldürme potansiyeli ve içgüdüsü var) sonra güney amerika'da bir hapse gönderiliyor ama adam sürekli kaçma peşinde başarısız denemelere rağmen vazgeçmiyor tam bir Micheal Scofield. Hatta bir kaçısında kızılderililerle 8-10 ay yaşayıp yuva falan kuruyor. Sonra tekrar yakalanıp adaya sürülüyor ama adam yine planlar, entrikalar Lost'lar yine kaçıyor. Tabi böyle kolay yazdığıma bakmayın okursanız görürsünüz bu kaçışlar çok zorlu şartlarda oluyor, inanılmayacak şekilde hatta. Böyle bir sürü aksiyon, macera tam 600 sayfa sonunu anlatmıyayım artık. Edebi dil pek yok çünkü adamın edebiyatla alakası yok, ama hikaye muazzam. Beni bu kitapta en fazla etkileyense adamın Asla Pes Etme! felsefesi bu adamın yaşadıklarının yüzde birini biz yaşasak bırakırdık, kadere teslim olurduk ama Kelebek pes etmiyor.
Edebiyat
KelebekHenri Charrière · E Yayınları · 20196,5bin okunma
··
5,1bin Gösterim
6 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Salih
Gönderi Sahibi
Kelebek okuyanlara güzel bir haber. ntv.com.tr/amp/sanat/papil...
Salih
Gönderi Sahibi
zaten kitabın şöhretinde filminde etkisi çok. bir de belgesel var kitap hakkında, kitabın kurgu mu gerçek mi olduğu üzerine ona da bir bakın derim
Kitabın gerçek bir hayat hikayesini içerdiğini ve içerigini okuyunca tamam bu kitabı almalıyım demiştim aldım ama malesef yarım bıraktım.Roman türü elimde uzun süre kalınca okumak imkansızlasiyor benim için kopuyorum olaylardan.Kitapta konu güzel olmasına rağmen gitmedi.Bu kitap biraz sabır istiyor bence. Sabrinizdan dolayı tebrikler !
Salih
Gönderi Sahibi
ben de yarım bırakma aşamasına çok geldim ama dünyanın en kötü kitabı bile olsa yarım bırakamama gibi bir huyum var. Bu kitabı da tam 1 ayda bitirdim. Kitaba başladıktan sonra 6-7 tane başka kitap okudum. Gerçekten zor bir kitap. Hikayeyi gerçek bir yazar kitaplaştırsaydı çok daha güzel bir şey çıkardı ortaya bence.
Filmini seyredip kitabını okumuştum. Kolleksiyonum için bez ciltlisini kısıtlı parama kıyıp almıştım ama ödünç alan üstüne oturdu. Papillion Henri Steve McQueen idi sanırım.
abartmıyorum yaklaşık 3-4 yıldır kütüphanemde duran bir kitap. bir türlü sıra gelmedi, elim gitmedi. ama yorumunuzu okuyunca, elimdeki kitabı bitirdiğimde Kelebek'e başlamaya karar verdim. ne güzel bir özet olmuş :) teşekkür ederim.
Reklam
Kitap yarım birakmaktan nefret etsem bile zorla güzellik olmaz dedirtiyor bazı kitaplar. Evet belki de edebi anlamda yetersiz olduğu için okutturamadi.