SAE... Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Türk edebiyatı için ne kadar mühim bir şahsiyet olduğunu kitapseverler bilir. Kendisi yıllarca üniversitelerde derse girmiş ve Yeni Türk Edebiyatı dersinin başucu olan 19. Asır Türk Edebiyatı'nı yazmış harikulade bir şahsiyettir. Her ne kadar Yeni Edebiyat taraftarı da olsa Eski Edebiyat'tan ve Osmanlı geleneklerinden kopmayan, harikulade bir yazardır. Araştırmacı ve öğretmen kişiliğinin yanı sıra Tanpınar'ı Tanpınar yapan az ve öz eserleridir. Lise çağlarında Huzur isimli kitabını okuduktan sonra edebiyatı sevdiren bir yazar olmuştu. Daha sonra Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü okuyunca ne kadar mühim bir şahsiyet olduğunu daha iyi anladım.
Saatleri Ayarlama Enstitüsü iki ana karakter etrafında teşekkül ediyor. Öncelikle Hayri İrdal isimli mütevazı yaşayan bir adamın gözünden olaylar bize naklediliyor. Kitap içerisinde birden fazla kişiyle olan münasebeti Hayri İrdal'a farklı bakış açıları kazandırmıştır. Hayri İrdal bunların yanı sıra monoton yaşamıyla ve eşiyle ay sonunu getirmeye çalışan bir karakterdir. Kitabın bir diğer karaketeri ise Halit Ayarcı'dır. Bir meyhanede tanıştığı Hayri İrdal ile kısa sürede dost olmuşlardır. Bu dostluk Halit Ayarcı vesilesiyle bir iş arkadaşı ortaklığına dönmüştür. Halit Ayarcı girişimiyle Saatleri Ayarlama Enstitüsü adında sıradışı bir işyeri açılmıştır. Zamanını iyi kullanamayan, saatleri bozuk olan ve herkesin saatinin ayarını yapmayı hedefleyen bu işyeri kısa sürede büyük yankı uyandırır. Burada kitap klâsik roman örgüsünden de ayrılır. Yazıldığı döneme göre orijinal bir kurgu ile saatlerin ne kadar önem arz ettiğini kitaptan öğreniriz.
Bunun yanında Halit bey oldukça girişken ve özgüvenli bir karakterdir. Saatler hakkında banka, saatler için önemli sponsorlar ve belediye reisiyle görüşmesi işini ne kadar kaale aldığını gösterir. Hayri İrdal ise bu işyerini sorgulaması, işi absürt bulması ve çevresindeki insanların garip tavırlarını yadırgaması ile kendini hep ayrı tutar. Bence Hayri İrdal o zamanının insanıysa Halit Ayarcı ise geleceğin insanıdır. Sürekli girişimlerle ününe ün katar. Ve kitabın son kısmında bu mekanla alakalı sürpriz bir gelişme yaşanır.
Tanpınar'ın tertemiz bir üslubu vardır. Yazdığı her cümle o kadar titiz ve okunası ki... Söz sanatlarından ve süslü cümlelerden çok olayları net şekilde anlatması, karakterleri çağdaş yöntemlerle tahlil etmesi ve kitabın birçok yerinde Psikanaliz'den bahsetmesi oldukça önemlidir. Kullandığı kelimeler sizin kelime haznenize katkı sağlayacaktır. Lalettayin, vakıa, behemehal gibi kelimeler oldukça fazla tekrar eder ve ister istemez siz de bu kelimeleri kullanmaya başlayabilirsiniz. Tanpınar'a Türk edebiyatına hediye ettiği bu güzel eserden ötürü teşekkür ederim. Bir yüzyıl daha geçse hiçbir zaman önemini yitirmeyecek, daima sabırla ve zevkle okunacak kaliteli bir yazar olacak. Ahmet Hamdi TanpınarSaatleri Ayarlama Enstitüsü