"Sabretmek, öylece durup beklemek değil, ileri görüşlü olmaktır. Sabır nedir? Dikene bakıp gülü, geceye bakıp gündüzü tahayyül edebilmektir."
Şems-i Tebrizi
Kahramanımızın ismini, işini, geçmişini ailesini bilmiyoruz. Kalabalık şehrin içinde yorulmuş bunalmış yalnız biri, anlatıcı olarak hayallerinden bahsediyor nasıl hayalperest yaşadığını anlatıyor. Yaşamından memnun olmayanların kaçtıkları alan hayalperestlik. Bazıları hayal kurmanın güçsüzleştiğini iddia edebilir. Her insan birazcık hayalperesttir.
Ve kahramanımız Nastenka ile tanışıyor Beyaz Geceler başlıyor. Anlatıcı bu sefer Nastenca oluyor geçmişini ve beklentilerini anlatıyor. Duygusal ve psikolojik olarak yoğunlukta akıcı bir şekilde kitap akıyor. Kitapsız kalamayan hayal kurmayı öğrenen bir Nastenka çıkıyor karşımıza… “Aşk romanlarından nefret ederim. Genç kızların ahlakını bozuyor; onları hayalperest yapıyor.” Diyordu Fyodor Dostoyevskiİnsancıklar kitabında.
Fyodor Dostoyevski hayalperest olarak yaşadı, deneyimleri çıkarımları çok fazlaydı Beyaz Geceler’de isimsiz kahraman olarak kendi düşüncelerini verdi belkide… İnsancıklar kitabında ise çok başka bir hayalperest ve bakış açısı sundu.
Bu kitabı sevenlere İnsancıklar kitabının( inceleme #228997087 ) hayalperesti ile tanışmasınıda tavsiye ediyorum.