Az biraz hadsizlik yaparak başlama cüretini kendimde buluyorum nedense!
Kendi yavaşlama kararımı verdikten (pratik olarak ne kadar başarılı olabildiğim konusunu ayrıca tartışmak kaydıyla) sonra bu eseri okudum. İlk olarak bu yavaşlama kararının nasıl'ını ve neler hissettirdiklerinden bahsetmenin daha kıymetli olduğuna inanırım.
Yapılması gereken en elzem şey sanırım, sosyal medya hesaplarını bir kenara koymaktı! Bunu yapmak bir yığın olmaya karşı ilk karşı duruştu; sonrasında gelen adım ise yığın'ın farkına varmak oluyordu. Bir üst bilinç ile yaşantımı mizana koyduğumda yığın'a benzer yanlarım aşikar bir şekilde ortaya çıkıyordu. Bana düşen sadece aynı atolyeden çıkmış bir bireye döndüren şeyleri kırpmak/ yontmaktı öz'e dönmek için.
Doğal ikinci adımda kendinden gelecekti. Bu adım basitçe fuzuli ise iletişime geçmemek ve beklemek. Kendine dönmek ya da iletişim'e geçtiğinde Hz. Peygamber(sav)'in yaptığı gibi bütün vechinle dönmek ve bütün benliğinle o iletişimin paydaşı olmak.
"Yavaşla" nın kıymeti şu şekilde zuhur etti bende. Bir karar verdim ve yol alıyorum.Lakin bazen birilerinin sana hadi aslanım demesinde fayda vardır. Bu zaviyeden bu kitap bende bir kıymet oluşturur. Peki, birine yavaşla'masını gerektiğini öğretebilir mi bu kitap, bunu bilemiyorum. Ben yola azıksız çıktıktan sonra bu eseri okuduğum için kıymetine anlamaya haiz olamayabilirim.
Kemal Sayar bu kitabı için bir okuyucu kitlesi belirlemiş midir, bilemiyorum. Ama biraz daha kendini arada kalmış hisseden bir insan topluluğunu harekete geçirmeye vesile olabilir bu eser.
Son söz niyetine...
Kitapların satış planlamasında falanca kişinin önsözüyle gibi stratejiler görürüz. Ne kadar katkısı olur bu işin bilemiyorum.
Ama bu kitap bana özel olmak kaydıyla Zehra Gün 'ün önsözüyle başlıyor; nam-ı diğer "Kitap Bankam". Dolayısıyla bana katkısı görece daha yüksektir bu kitabın; ön sözü'nden ötürü.
Bu vesile ile bir kez daha teşekkür ederim bacı.