Puan vermedi·93 syf.····Okunma: 25 Ekim 2017 06:10 Ne yazmaya çalışsam boşa gidiyor sanki. Hiçbir cümlem bu kitabın bende yarattığı etkiyi anlatamayacak. Ne kadar da yerinde bir kitap ismi.. Ne kadar da mütevâzı... Keşke içimizdeki hissen yoksulluğumuz gerçekte dışımıza da yansısaymış. Herkes yoksulluğunu farketmiş bu kitapla birlikte, umarım biraz daha yön verebiliriz o halde hayatımıza.
Ben kimim, diye sormaya başladım kitap bitince; Engin miyim, Süheylâ mıyım? Yoksa ikisi bile değil miyim? Ya da hem Süheylâ hem de Enginmiyim. Mesela ben karşıma çıkan insanlara bu halin ne diye sorsalar, müslüman olduğumu söyleyebilir miyim, sevdiğim adamı terkedebilir miyim Allah yolunda -ki belki de kitaba anlamını veren sahne de bu olsa gerek- veya ne biliyim Engin gibi sahip olduğum tüm zenginliklerin farkında bile değilim belki de.
Bu kitaptan benimle gelecek bir sürü kısım var. Süheyla'nın bir gün Üsküdar sahilinde otururken birden ezan okunmaya başlıyor ve Süheyla 'hayyalelfelah' sesini duyuyor, Engin'in nişanlandığı haberini tam da o gün duyuyordu Süheyla. Sahi, umarım biz de en umutsuz olduğumuz vakitte kurtuluşa erebiliriz.
Veya Engin'in gökyüzüne baktığında bir yıldızın kaydığını görmesi.
Bizim dışımızda gerçekleşen o kadar güzel olaylar var ki hayatımızı kaplayan keşke bunların farkında olabilsek... Keşke en çaresiz olduğumuz vakitlerde yüzümüzü yaratıcıya dönebilsek. Yoksulluğumuzu farkedebilsek ve imanın zenginliğiyle hayat bulsak. İnşallah o halde.