Pratik bir açıdan baktığımızda sırılsıklam âşık olma halinin uyumlu bir "çift olma haline” dönüşmesi anlamlıdır. Ne de olsa, kişiler sadece birbirlerine odaklanıp sürekli birbirlerini düşünseler çocuklarla ilgilenmek imkânsız olurdu. Aşkın çılgınlığının ve cinsel gerilimin azalması, genlerin devamlılığı için kaçınılmaz görünüyor. Bu, aşkın soğuduğunun değil, vasopressin ve oksitosin adlı yeni nörohormonlarla desteklenen bağların kurulduğu, daha sürdürülebilir başka bir evreye geçildiğinin işaretidir.