Adı:
Kadın Beyni
Baskı tarihi:
Şubat 2011
Sayfa sayısı:
328
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754687347
Orijinal adı:
The Female Brain
Çeviri:
Zeynep Heyzen Ateş
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Say Yayınları
Aslında her insan hayatına kadın beyniyle başlar. Dişi, doğanın başlangıç halidir. Ancak hamileliğin 8. haftasından sonra testosteronun iletişim merkezine yayılmasıyla bu üniseks beyin erkek beynine dönüşür. Bu süreçte saldırganlık ve cinsellik hücrelerinde de artış görülür. Testosteron seli gerçekleşmezse, kadın beyni değişmeden büyümesini sürdürür ve hücreler iletişim ve duygusal gelişim merkezlerinde yoğunlaşır.
Peki, bu farklılaşma neleri etkiler?

"Hayatı futbol, kanepe ve seks üçgenine sıkışmış biri ne kadar karmaşık olabilir ki?"
-Mansur Forutan - Akşam-

"Brizendine, kitabında kadın beyninin Macintosh, erkek beynininse PC olduğunu anlatıyor."
-Serdar Devrim - Hürriyet-

"Siz de benim gibi oğlunuz ya da kızınızın büyümesine şaşkınlıkla şahitlik ediyorsanız vakit kaybetmeden Brizendine'in Kadın Beyni'ni okumanızı öneririm"
-Eyüp Can - Hürriyet-
(Tanıtım Bülteninden)
Ergenlik çıkışlarıyla uğraşan bir kardeş ve her şeye ağlayan menapozlu bir anne ile aynı evde yaşayan bana acımış da yazmış yazar bu kitabı.

Dakikası dakikasını tutmayan, bir gülen bir ağlayan, önce kızan sonra gelip sarılan, inatlaşmaktan çatlamaya doğru giden insanlarla yaşamak nedir ben bilirim. Sizlerden de bilenler vardır.

Bu kitabı okuyunca 'yazık kıyamam nelerle uğraşıyormuş beyni' dememek elde değil. Hatta karşınızdaki hormonları yüzünden size kızıp bağırırken 'gel ben senin nasıl hissettiğini biliyorum artık' deyip bağrınıza basasınız gelir. Benim geldi o yüzden söylüyorum.

Bu kitapta 'kadın' o kadar geniş bir araştırmayla, o kadar profesyonelce ortaya konulmuş ki okurken herşeyin bu kadar bilinir olmasından çekiniyorsunuz. Evet 'kadınları anlayamıyorum' diyen erkekler doğru düşünüyorsunuz. Bu kitap tam size göre.

Daha anne karnındayken cinsiyeti belli olan bebekten başlıyor yazarımız anlatmaya ve menapoz sonrasına kadar gidiyor serüvenimiz. İlk yaşlar ve menapoz benim daha çok dikkatimi çekti. Hiç merak edip araştırmadığım pek çok sorunun cevabını okudum. Mesela neden kız çocukları anneyle göz göze gelince daha kolay sakinleşir? Neden erkekler 7000 kelime konuşurken kadınlar 20000 kelime konuşur bir günde? Neden kadınların hisleri erkeklerden daha kuvvetlidir? Neden erkekler stres altındayken cinsel ilişkiye daha yatkınken kadınlar bu durumda kendini kapatır? Erkeklere 'karıma ne yaptın' sözünü söyleten menapozda bir kadın nasıl bu hale gelir? Tüm bunların cevabını verirken erkekle kadını karşılaştırıyor aynı zamanda. Sadece kadını verip erkeği ayırmak olmaz.

Böylesine araştırma sonuçları içeren bir kitabın (yaklaşık 100 sayfa kaynakça görünce küçük dilinizi yutmayın) çok samimi bir anlatımla sunulmasına, bu kadar içine almasına şaşmak gerek aslında. Ama konu eğlenceli olunca hemen bitiveriyor kitap. Ve ciddi bir emek, araştırma, zaman alan bu kitabı zamanında okumanız size çok şey katabilir. Benim gibi bir durumdaysanız (aynı evde bir ergen ve bir menapozlu hayal edin) bu kitaba Seferoğulları'nın yeşil vadiyi gördüğünde sevindiği kadar sevinebilirsiniz. Keyifli okumalar.
Erkek ve kadın beynine dair günümüzde halen devam eden çalışmalar var. Bu konuda erkek beyni büyük ölçüde araştırılmış olsa da, maalesef kadın beyni yeteri kadar bilinmiyor, bunda kadın beyninin girift yapısının da büyük rolü var. Bir diğer sebepte etnik ve ahlaki düzenden kaynaklanmaktadır. İşte bu eserde, elimizdeki sınırlı ve değerli bilgilerin yazar tarafından derlenmesinden oluşturulmuştur.

Kitabın psikolojik-psikanalitik bir düzlemde olmadığını belirtmeliyim. Büyük oranda endokrinoloji-nöroloji-nöroşurji'k bir bakış açısıyla hazırlanmış. Yazar insan davranışlarının büyük çoğunluğunun hormonal ve kimyasal biyolojimizle alakalı olduğunu düşünüyor. Bazı travmatik yaşanmışlıkların insan davranışlarına olan etkilerine değinilmemiş. Konu daha çok testesteron-östrojen gibi hormonların beyin kimyamızı nasıl değiştirdiği ve bu değişimlerin duygularımızı nasıl etkilediği üzerine yazılmıştır.

Psikanalist Lacan, kadın ve erkeğin temel farklılığının fizyolojiden çok, düşünsel olduğunu ifade eder. Yazar da bu görüşten bahsetmese de hormonal sebeplerden çıkardığı sonuçlar psikanalitik kuramı destekler mahiyettedir. Yani kadın ve erkek farklı beyinsel mekanizmalara sahip olduklarından Lacan'ında belirttiği gibi, birbirlerini anlamaları pek söz konusu değildir. Bu sebeple ikili ilişkilerde iletişim kanalı her daim açık kalmalıdır. Duygular, düşünceler ve hisler net şekilde ifade edilerek kadın ve erkeğin birbirlerini anlaması sağlanmalıdır.

Adaptasyon sanırım yazarın temel bakış açısıdır. Taş devrinden itibaren kadın ve erkek, beyinsel olarak farklı olarak şekillenmişlerdir. Erkek fiziksel üstünlüğünün ve sosyal rolünün icabı olarak beynini daha yüzeysel ve reel odaklı geliştirmiştir. Kadın ise daha toplumsal bir varlıktır. Hatta şunu söylemek gerekir ki, kadın beyni tamamen toplumsal durumunu ve çıkarlarını koruyacak şekilde empatik ve duygusal bir gelişim göstermiştir. Bilhassa erkeğin duygularını okumak kadın beyninin en temel becerisi olmuştur. Kendini ve çocuklarını güvende hissedebileceği, samimiyet ve devamlılık esaslı bir hayatı seçmek isteyen kadın beyni, duygusal zekası ve empati yeteneğiyle öne çıkmıştır. Bir erkek karşısındakinin hisleri ve duygularıyla ilgilenmezken, kadın beyninin asli çalışma şekli duygu ve düşüncelerin tanımlanmasına yönelik olmuştur. Bunu ise önsezi ile başarmıştır kadın... Fakat bu önsezi mistik bir kabiliet değil, milyonlarca yıllardır süregelen, kalıtımsal tercihlerin neticesi ve kadın beyninin bu konuda gelişmiş beyninin kavraması ile olmaktadır.

Eserin bir kadın tarafından yazılması eserle alakalı okuma tercihini pozitif olarak etkilemektedir. Kadınları, kadınların sözleriyle tanımak daha doğrudur diye düşünüyorum. Ayrıca eseri içerik itibari ile hamilelik ve menopoz evresindeki kadınlara da tavsiye etmek isterim. Kitap bu konuyla alakalı ciddi bilgiler içeriyor ve önemli sayıda sayfa bu konuya yer vermiştir. Bu sebeple eser erkelerden ziyade, kadınların kendilerini tanımalarına vesile olacak kitaplardandır.

Unutmadan, eseri tavsiye ederek, okumama vesile olan Muhammet Ali Tütüncü hocama da teşekkür ediyorum. Keyifli okumalar dilerim.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.404 Oy)19.168 beğeni43.699 okunma3.026 alıntı184.359 gösterim
  • Simyacı
    8.6/10 (7.943 Oy)8.913 beğeni26.503 okunma2.696 alıntı115.719 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.605 Oy)8.889 beğeni28.915 okunma842 alıntı140.651 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.776 Oy)13.499 beğeni34.773 okunma3.444 alıntı147.147 gösterim
  • Olasılıksız
    8.5/10 (6.236 Oy)6.942 beğeni20.274 okunma729 alıntı114.125 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.348 Oy)9.309 beğeni25.843 okunma1.851 alıntı119.735 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.619 Oy)9.120 beğeni25.520 okunma1.542 alıntı127.935 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.504 Oy)8.099 beğeni22.958 okunma855 alıntı90.604 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.517 Oy)7.927 beğeni21.515 okunma4.037 alıntı130.436 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.695 Oy)5.800 beğeni19.804 okunma838 alıntı102.021 gösterim
Kitabı bir blog aracılığıyla tanıştığım bana göre her haliyle amazon kadını tavsiyesi üzerine keşfettim. Kitap, kadınların anne karnından ölümüne kadar değişen beyin fonksiyonlarını ve davranışlarını konu alıyor. Kitabı okurken kız bebekleri fazlasıyla gözlem altına almıştım. Annemden beklenmeyen davranışları anlamaya başladım;) Ve tabiki kendimi incelemeye almıştım. Kesinlikle tavsiye ediyorum.
Beyin araştırmaları ile tamamen bilimsel temelli bir kitap. Sosyal günlük hayatta gördüğümüz davranışların şaşırtan bilimsel açıklamaları var. Kadın erkek farklarını gerçekten güzel ortaya koyuyor. Beyine ilginiz merakınız varsa öneririm mutlaka okuyun. Dili biraz tıbbi bazı kelimeleri anlamamak sıkıntı olmayacaksa okuyun.
KİTABIN İSMİ KADIN BEYNİ AMA İÇERİĞİNDE ERKEK BEYNİNİN NASIL ÇALIŞTIĞI İLE İLGİLİ KONULAR FAZLASIYLA YER ALMIŞ,NETİCEDE HOŞ BİR KİTAP,OKURKEN ÇOK EĞLENECEĞİNİZDEN EMİNİM,
Kitabı az önce bitirdim ve ben kendime bile açıklayamadığım bazı hareketlerimin nedenini öğrendiğim için çok mutluyum :) Acayip bir kitap bu. Bunca yıllık okurum, böyle kaynakça görmedim, neredeyse 100 sayfa. Girişi, sonsözü ve notları da çıkarınca geriye yaklaşık 200 sayfalık bir şey kalıyor ama dolu dolu 200 sayfa.
İnsan beynine ve hormonların beynin üzerindeki etkisine genel ve yer, yer de detaylı bir bakış sunulmuş okura. Hayatının değişik evrelerinde her kadının geçirdiği değişim, anlaşılır bir dilde anlatılmış. Aynı zamanda kadın ve erkek arasındakı farklılıklara da değinmiş yazar. Bunu yaparken kadınları daha detaylı, erkekleri ise genel olarak incelemiş ve belirli durumlarda davranışlarını kıyaslamış.
Bu kitap sizi bilgilendirecek, karşınızdakinin anlam veremediğiniz davranışlarına açıklık getirecek ve siz olaylara farklı bir açıdan bakmaya başlayacaksınız. Psikolojiye ilginiz olsun ya da olmasın, bence bu kitabı okumalısınız. :)
Nöro-psikiyatr Dr.Louann Brizendine diyor ki:
- Kadınlar günde 20.000, erkeklerse 7.000 kelimeyle konuşuyor.
- Seks düşüncesi bir kadının beynine günaşırı uğrarken erkeklerin neredeyse hiç aklından çıkmıyor.
- Kadınlar, erkeklerin hiç hatırlamadığı kavgaları asla unutmaz.
.......................................................................................................................
Kadınlar ve Genç Kızlar İçin Duygudurum ve Hormon Kliniği'nin kurucusu.
Tüm kadınların ve onlarla ilişkide olan tüm erkeklerin okuması gereken bir kitap.
Kitapta bilimsel terimler var tabii ama hastaların veya hormonal değişim yaşayıp bunu anlamlandıramayan kadınların doktora başvurmasıyla örneklerle zenginleştirilmiş bir anlatımı bulabiliyorsunuz.
Kadının beynini, erkeğin beyninin sadece küçük boyutundan ibaret olan görüş nihayet aşılmış ve bunun üzerine araştırmalar yapılarak anlaşılır bir şekilde yazılıp, bizlere sunulmuş olan güzel bir kitap.Kadın ve erkek beyni arasındaki farklar çok net bir şekilde gösterilmiş. Hangi davranışı niçin yaptığımız, bunların arkasında hangi duyguların yattığı bilimsel bir gerçeklikle ortaya konulmuş.Cinsiyet ayrımının, ebeveynlerin çocuklarını kız ya da erkek olarak yetiştirdiklerinden kaynaklandığını düşünürdüm, bu düşüncemin tamamen yanlış olduğunu da görmüş oldum. Kısacası okuduğum bölümden dolayı bu kitaba başlamıştım fakat herkesin bilmesi gereken bilgiler var içerisinde. Eminim bu kitabı okuyan her birey de karşı cinsine daha anlayışla yaklaşacaktır.İyi okumalar.
Nöro-psikiyatr olan yazar, kitapta doğumdan menopoz sonrasına kadar hormonların kadın beynindeki etkisini anlatıyor. Erkek ve kadın beyninde salgılanan hormonların birebir aynı olmaması ve salgılanma oranlarının değişkenlik göstermesi sebebiyle kadın ve erkek beyninin farklı çalıştığını bilimsel çalışmalara ve mesleki tecrübelerine dayanarak açıklıyor. Bir kadının bebekken, çocukken, ergenken, yetişkinken, anneyken ve yaşlanmaya başlarken kendini nasıl hissettiğini ve neden o şekilde hissettiğini anlamak için başvurulabilecek bir kaynak kitap.
Kayda değer bilgiler içeren bir kitap. Bir kadının doğumundan menopoz dönemine kadar beyin aktivitelerini incelerken ara sıra erkek beyni ile karşılaştırma yapması daha anlaşılır yapmış kitabı. Kitabı erkek bireylerde rahatlıkla okuyabilir, evlendiği vakitten itibaren hanımının beyninin nasıl değişimlere uğrayacağından haberdar olması, geçim kalitesini artırabilir. Kadın bireylerde kendinin nasıl bir değişim içinde olacağını bilirlerse daha bilinçli olabilirler diye düşünmekteyim. Kitabın beni şaşırtan diğer bir yanı ise gerçekten oldukça fazla kaynakça ya sahip olması, emek verilmiş bir kitap
Kadınlara ve davranışlarına onların çerçevesinden bakmak gibi harika bir yetenek katıyor size. Kadınların ve onları anlamak isteyen tüm erkeklerin okuması gereken bir kitap.
tüm hareketlerimizin hangi hormonlardan neden kaynaklandığını öğrenmek gerçekten güzel. kitapta çoğu zaman şaşırdım aynısını yaptığım oluyor bundanmıymış diye.
Kadın beyni inanılmaz yeteneklerle donatılmıştır: sosyal yetenekler, derin arkadaşlık bağları kurabilmek, yüzleri okumak konusunda neredeyse psişik bir kapasite ve çıkar çatışmalarını ortadan kaldırabilme yeteneği.
Eşlerinin doğurmasını bekleyen babalar hamile eşlerininkine paralel hormon ve beyin değişimlerine uğrarlar.
Bakışma isteği, zayıf ya da muhtaç olunduğu anlamına gelmez; doğuştan gelen gözlemleme yeteneğinin işaretidir.
Kadınlar, araştırmacıların bulgularına göre, genellikle kendilerinden en az on santim uzun ve yaklaşık 3,5 yaş daha büyük erkekleri ararlar. Kadın beğenisinin bu koşulları evrenseldir.
"Doğuştan gelen biyolojimizi anlamamız, geleceği daha iyi planlamamızı sağlar. "

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kadın Beyni
Baskı tarihi:
Şubat 2011
Sayfa sayısı:
328
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754687347
Orijinal adı:
The Female Brain
Çeviri:
Zeynep Heyzen Ateş
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Say Yayınları
Aslında her insan hayatına kadın beyniyle başlar. Dişi, doğanın başlangıç halidir. Ancak hamileliğin 8. haftasından sonra testosteronun iletişim merkezine yayılmasıyla bu üniseks beyin erkek beynine dönüşür. Bu süreçte saldırganlık ve cinsellik hücrelerinde de artış görülür. Testosteron seli gerçekleşmezse, kadın beyni değişmeden büyümesini sürdürür ve hücreler iletişim ve duygusal gelişim merkezlerinde yoğunlaşır.
Peki, bu farklılaşma neleri etkiler?

"Hayatı futbol, kanepe ve seks üçgenine sıkışmış biri ne kadar karmaşık olabilir ki?"
-Mansur Forutan - Akşam-

"Brizendine, kitabında kadın beyninin Macintosh, erkek beynininse PC olduğunu anlatıyor."
-Serdar Devrim - Hürriyet-

"Siz de benim gibi oğlunuz ya da kızınızın büyümesine şaşkınlıkla şahitlik ediyorsanız vakit kaybetmeden Brizendine'in Kadın Beyni'ni okumanızı öneririm"
-Eyüp Can - Hürriyet-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 83 okur

  • Göknur Arslan
  • Masum Kurt
  • Melek Yıldız Türk
  • Froz
  • Ersin ÖZBEY
  • Deniz Çınar
  • mizgin
  • Ta
  • Mehmet Özkılıç
  • Ayşenur

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.9
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%34.3
25-34 Yaş
%37.1
35-44 Yaş
%17.1
45-54 Yaş
%5.7
55-64 Yaş
%2.9
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%60.3
Erkek
%39.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%17.2 (5)
9
%20.7 (6)
8
%41.4 (12)
7
%13.8 (4)
6
%3.4 (1)
5
%3.4 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0