Ray Bradbury , Amerikalı bir yazar ve senaristtir. 12 yaşında kasapta çalıştığı için kasap kağıdına hikayeler yazarak yazın hayatına başlamıştır.20. yüzyılın en ünlü Amerikalı yazarlarından biri olan Bradbury, fantastik , bilim kurgu , korku , gizem ve gerçekçi kurgu gibi çeşitli türlerde eserler vermiştir.
Eserlerinin çoğu televizyon ve film yapımlarının yanı sıra çizgi romanlara da uyarlanmıştır. Ayrıca şiir kitabı da mevcuttur.
New York Times, Bradbury'yi "Hayal gücü, şiirsel düzyazısı ve insan karakterine dair olgun anlayışıyla uluslararası üne kavuşan bir yazar" ve "modern bilimkurguyu edebiyatın ana akımına taşıyan en önemli yazar" olarak nitelendirmiştir.
H. G. Wells, Jules Verne ve Edgar Allan Poe'nin eserleri ile edebiyatla tanışmıştır ve yine bu kalemlerden etkilenmiştir. Poe'nin yazdıklarını taklit ettiği bile söylenmiştir. Daha sonra şiir ve bilim kurgu dalında başka yazarlar da okumuştur. Ama onun temelde etkilendiği isim kesinlikle Poe'dur.
Ayrıca Los Angeles'taki Western Avenue'da bulunan Fox Uptown Theatre'dan yaklaşık dört blok ötede yaşamıştır. Oraya kaçak olarak girip tüm yapımların ön gösterimlerini kaçırmamıştır. Zamanını Paramount Pictures veya Columbia Pictures'ın önünde geçiriyor ve dönemin ünlü oyuncularını ve yapımlarını yakından görerek yazmaya olan hevesi giderek artmıştır. O hayran olduğu oyuncular daha sonra kendi filmlerinde oynamışlardır. İşte bu da çalışmanın, vazgeçmemenin ve emeğin karşılığının nasıl alınacağını bize gösteriyor.
Gözleri iyi görmediği için askere gitmemiştir.İyi görmeyen gözleri ile dönemin en iyilerinden bir tanesi olmuştur.
Şu an incelemesini yaptığım Fahrenheit 451 kitabı kiralık bir daktilo ile 50 bin kelime uzunluğu ile 9.80 dolara mal oldu. Bu kitapla ilgili gelecekle ilgili olacak şeyleri bana hep soruyorlar, ben geleceği bilmek istemiyorum, ben gelecekte olacakları engellemek istiyorum, diyerek bana kalırsa mükemmel bir tespit ve unutulmaz bir söze imza atmıştır. Yine bilgisayarlardan korkulmaması gerektiğini, onların iyi kullanılırsa kitap kadar değerli olduğunu da söylemiştir. Fahrenheit 451 kitabının e-kitap olmasına da 2011 yılında izin vermiştir. O yayınevinde buna izin veren tek kişi de odur. Aynı zamanda bol ödüllü bir yazar olduğunu bilmekte fayda var.
Fahrenheit 451 kitabına gelecek olursak; 1953 yılında yazılmıştır. Kitapların yakıldığı bir geleceği gözler önüne serer. İtifaiyeciler bu kitapları yakar. Roman,bizlere edebiyatı sansürleme ve bilgiyi yok etme rolünden kısa sürede hayal kırıklığına uğrayan ve sonunda işini bırakıp kendini edebi ve kültürel yazıların korunmasına adayan bir itfaiyeci olan Guy Montag'ın hikayesini anlatır. Montag benim gözümde gerçek bir kahramandır.
Kitap, İkinci Kızıl Korku ve McCarthy döneminde , Nazi Almanyası'ndaki kitap yakma olaylarından ve Sovyetler Birliği'ndeki ideolojik baskıdan esinlenerek yazılmıştır. Yani aslında gerçek bir altyapısı da vardır.
Onu,kitabın yazılma sürecine götüren ilk şey H. G. Wells in bazı kitaplarının stoklanmadığından dolayı kaybolması hadisesidir. Kitaba verilen değerin ne kadar az olduğunu bu olayda görür. İskenderiye Kütüphanesi'nin yıkılması hakkında bilgi edinmesiyle birlikte bu hikaye de onu iyice karanlığa götürür. Bradbury'de kitapların sansür ve yıkıma karşı ne kadar savunmasız olduğu konusunda büyük bir izlenim oluşur. Daha sonra, bir gençken yukarıda da belirttiğim gibi Bradbury, Nazilerin kitap yakmalarından ve daha sonra Joseph Stalin'in siyasi baskı konusu olan Büyük Tasfiye'den dolayı dehşete düşer, bu konuda yazarlar ve şairler de dahil olmak üzere birçok kişi tutuklanır ve genellikle de idam edilirler.
Kitaptaki Montag'ın kitap çalması ve kitapları yakılan kadının kendini yakması hadisesi unutulmazdı. Bu iki sahneye bayıldım.
Mesajları hem net, hem de olay seçimi etkileyiciydi. Sinema ve televizyon doğal olarak kitapların olmadığı bir dünyada değer kazanıyor. Ama düşünmekte fayda var ki, bugün kitabı yasaklayan, yarın neden tv ve sinemayı yasaklamasın? Bu kaçınılmaz son.
Yine yangın memurları hadisesi de etkileyiciydi. İlk günlerde görevleri yangını önlemek olan bu memurlara zamanla evlerin kalitesi artınca ihtiyaç kalmıyor. Kitabı yakanlara aslında burada bir kitap muamelesi söz konusu. Artık işimize yaramıyorsunuz denilip bu kişiler başka görevlere kaydırılıyor. Burada da mesaj yine net.
Başka bir sahnede kahramanımız Montag, içindekiler değersiz ise yakacağım bu kitabı der ve söz verir. Biz okurlar biliriz ki, her kitap bir şeyler verir ve değerlidir. Yine dalga geçmek için okudukları şiir kitabına bir bayanın ağlaması da kitapların kusursuz etkileyiciliğini anlatmak için kusursuz bir sahne seçimiydi.
Kitapta da netice olarak kitapseverler kazanıyordu. Daha ne desin Ray.
Peki neden kitabın adı Fahreneit 451? Kitap kağıdının alev alıp yandığı sıcaklık derecesi Fahreneit 451'dir. İsim seçiminin kaynağı budur. Yani bizim kulladığımız ile 232 celsius.
Ray, Fahrenheit 451'in asıl amacının kitle iletişim araçlarına tutkun cahil bir toplumun ne kadar tehlikeli olduğunu anlatmak olduğunu söylemiştir. Fahrenheit 451'de suçlu olan devlet değil, halktır . Fahrenheit'in sansürü, iktidarı elinde tutmak için otoriter bir programın sonucu değil, eğlence ve teknolojinin gücünü kullanarak zorluklarıyla başa çıkmaya çalışan parçalanmış bir toplumun sonucudur.
Ray'in 2007'deki bir röportajında, insanların kitabını yanlış yorumladığını ve Fahrenheit 451'in aslında televizyon gibi kitle iletişim araçlarının edebiyat okumayı nasıl marjinalleştirdiğine dair bir açıklama olduğunu ileri sürmüştür.
Ray'e göre kitap okuma alışkanlığı anaokulu ya da ilkokulda kazandırılmaya başlanmalı. Bu dönemde okumayanlar bir daha iyi bir okur olamazlar diyor. Bu bir tez tabii ki, dolu tanıdığım var 30 yaşında birden haftada 3 kitap okuma hızına gelen ama genel olarak dediğinde haklı.
Kitap yine bazı bölgelerde yasaklanmıştır. Bazı nedenler yoğun küfür, müstehcenlik, İncil ile alakalı sahnelerdir.
İki tane filmi olduğunu bilmekte de fayda var. Kitabı okuyanlara genellikle filmini de öneririm. 1966 yapımı olan daha iyi. 2018 yapımı olan beğenilmemiş.
Kitaba puanım tabii ki 10.
Bu kitabı bugün aldım, konusu ilgimi çekiyordu, sizin de 10 puan vermenize sevindim 🤩 Yakın zamanda okuyacağım kitaplardan olacağı kesin. İncelemeniz de çoook güzel olmuş 🌷 Emeğinize sağlık 😊