Gönderi

Şeyh Sait İsyanı
6/10
·212 syf.··
2024 100. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2024 11:32
Ben bu hareketin ne önündeyim ne de arkasında; herkes gibi içindeyim." Şeyh Said Evet gerçekten haraketin içine düşmüş biridir. Çünkü mahkeme ifadelerinde ( Hadise bizim irademiz dışına kaçtı kader bizi sürükledi.) bu yönde ifadeleri var. Kimseyi kontrol altında tutamamış her aşiret her şeyh kendi kafasına göre hareket etmiştir. Her ne kadar mahkemede ki ifadelerinde, ülkenin kanunlarında isminin İslam devleti olması ve bu hükümleri hükümete hatırlatmak maksadıyla haraketin içinde olduğunu beyan etmesine rağmen şeyh Sait isyanı ciddi ve ülkeyi bölmeye yönelik bir kürt isyanıdır. Hamidiye alayları ile Ermeni ve arkasındaki Rus tehdidine karşı Abdülhamid tarafından kürt aşiretleri desteklenmiş ve kullanılmıştır. Bu da yeni devlet kurulunca bu aşiretlerin hak talebini cesaretlendirmiştir. Osmanlı'nın dağılmasıyla Kürt bağımsızlık hareketlerini ortaya çıkıyor. 1919 Paris'te yapılan Barış konferansında Ermeniler adına Bağoş paşa, Kürtler adına kürt Şerif pasa 1920 de ortak muhtıra yayınladılar. Nitekim 1921 de Koçgiri isyanı yaşandı ve bu isyan sonucunda 134 köy haritadan silindi. Haraketin içerisinde hem kürt aşiretleri vardır hemde Kürt teali cemiyeti mensupları vardır. Çok ciddi bir isyandır ve devlete karşı 20 bin asker toplanmıştır. Zaten Kürdistan (kürt) teali cemiyetinin de kurulma amacı bağımsız bir Kürdistandır. Bu yüzden bu isyanı meşru görmek demek PKK'yı meşru görmek demektir. Arasında hiçbir fark yoktur. Siyasal İslamcıların sırf Atatürk Devrimlerine karşı olmaları nedeniyle bu haraketi meşru görmeleri tam bir gaflettir. * Başvekil İsmet Paşa Hazretleri'ne Zata Mahsustur No: 34 C.9/5/1341 Şifreye İrşat ve teveccühünüze ansamim teşekkür ederim. Recep Beyefendi'ye cevaben yazdığım ikinci şifrenin de mütalaasını istirham ediyorum. Bütün bir vatan ve millet meselesi olarak telakki ettiğim Kürt isyan ve ihtilali karşısında şahsiyetimin en gayri kabili terk hukuk ve hususiyetlerini de yok farzederek çalıştığımı ve bu tevazuu mutlak içinde çalışmaya vicdanen borçlu olduğumu arz ederim. Hürmetle ellerinizi ve gözlerinizi öperim Paşam, Karesi Ahmed Süreyya * ANKARA'DA BAŞVEKİL İSMET PAŞA HAZRETLERİ NE Makina Başında bizzat; No: 18 Müfettiş Paşa, Naci Paşa ile taşraya gitmiştir. Fakat bu hususta evvelce görüşmüştük. İsyan, Müstakil bir Kürdistan teşkili maksadıyla vukua gelmiştir. Birçok seneler hep bu gaye için çalışılmış olduğu muhakkaktır. Bu ruhun ölmesi ve öldürülmesi en mukaddes bir farizaı milliyedir. Bunun için de Kürdistan da baş olabilecek bütün eşhası muzirrenin kat'iyyen affedilmemesi elzemdir. Kanaat-i Devletinize büyük ve kat-i bir imanla tamamen iştirak etmekteyim. Müfettiş Paşaya da evvelce aynı fikir ve kanaati söylemiştim. Kendileri de doğru bulmuşlardı. Müfit, Saip, Avni Beyler arkadaşlarım da aynı kanaati söylemişlerdi. Şeyh Şemseddinin affedilmemek ve herhalde muhakeme olunmak şartıyla dehaleti kabul olunmalıdır. Hürmetle ellerinizden öperim Paşam. Şark İstiklal Mahkemesi Müddeiumumisi Ahmed Süreyya C. 28 Nisan 1341 Şifreye 29.4.1341
Siyaset & Politika
Adım Şeyh Saidİlhami Aras · İlke Yayıncılık · 200977 okunma
·
106 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.