Gönderi

Puan vermedi·140 syf.··
2024 103. kitabı
Sabato’nun sosyal ve sınıfsal adaletsizliğe, yozlaşmaya, doğayla sorunlu ilişkilenmemize, sürgünlere, hak gasplarına, katliamlara, teknolojinin bizden götürdüklerine dair akıl yürüttüğü denemelerden oluşuyor bu kitap. Altını çizdiği sorunlar hala insanlığın sorunları olmayı sürdürüyor ama, nasıl demeli, karnımı doyurmadı okuduklarım. Sabato’nun bunlara dair değerlendirmeleri fazla yetersiz kalmış gibi. İhtiyarların durup durup, eskiden böyle miydi ya, her şey daha güzeldi, daha insancıldı diye söylenmelerine benzemiş yazdıkları. Geçmişe güzelleme yapmadığı yerlerde de, tüm bu sorunların nasıl çözüleceğine dair somut bir şey diyememiş. Ailemizle ve sevdiklerimizle vakit geçirirken sahip olduğumuz anın kıymetini bilelim, manevi değerlerimize sahip çıkalım, dayanışma gösterelim, çocuklara okullarda doğaya saygıyı öğretelim, televizyonun hegemonyasından kurtulalım, fedakar olalım gibi bugünkü dünyanın bir saniyede ezip geçeceği, fazlasıyla iyimser cümleler. Sabato sadece yazan, sadece konuşan insanlardan biri değil. Savunduğu şeyleri pratikte de uygulamaya çalışmış biri. Yıllarca işlencede katledilen ya da kaybedilen insanların aileleriyle çalışmış, insan hakları suçlarını araştıran CONADEP komisyonuna başkanlık etmiş. Ama işte, tüm bunlar kitabın iyi niyetten yapılmış ama yeni bir şey söyleyemeyen durumunu ortadan kaldırmıyor. “Direnmek gerektiğine inanıyorum, benim düsturum budur.” cümlesine katılmakla, teslim olmamak gerektiğinde hemfikir olmakla birlikte, ‘hiç utanma kalmadı kızım’ diye konuşan yaşlı ve iyi yürekli bir amcayı ayıp olmasın diye dinlemiş gibiyim. Maalesef.
Edebiyat
DirenişErnesto Sabato · DeliDolu Yayınları · 2018143 okunma
·
316 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.