Çok beğenerek okuduğum Hayvan Mezarlığı'yla King'in kitaplarına başlamıştım ve bu ünlü eserini de heyecanla elime aldım. Henüz filmini de izlememişken kitabı okuduktan sonra da filmini izlerim diye düşünmüştüm ama bu kitap bende ne yazık ki Hayvan Mezarlığı'nın bıraktığı etkiyi bırakamadı.
Kitabın ilk 200 sayfasında çok sıkıldım, korkunç ya da gerici hiçbir şey yoktu ve bende pek merak da uyandırmadı, sadece geçmiş olayları ele alıyordu diyebiliriz. Ailenin dinamiğinin anlatıldığı kısımları beğensem de -aile bireylerinin birbiriyle olan ilişkileri ve birbirlerine karşı tutumları çok güzel işlenmişti.- otelde soğukların başladığı yere kadarki kısmı genel olarak çok beğenemedim.
Kitabın diğer yarısındaysa sonunda gerilimli ve aksiyonlu sahneler başladı. Buraları tabii daha beğenerek okudum. Jack'in psikolojisindeki iniş çıkışları da okuması çok keyifliydi. Korku kitabı olmasına karşın pek korkmadım ama özellikle banyo sahnesini oldukça beğendim, orayı ayırıyorum diyebiliriz.
Genel olarak pek bilemediğim bir kitap oldu. Okuduğuma pişman değilim ama çok büyülenerek de okumadım. Kitabı okurken yazanların sinemada çok daha etkileyici ve korkutucu olabileceğini düşündüm ama tabii kitap formunda belirli bir yere kadar aktarım yapılabildiğini düşünüyorum. Yine de gerilimini havada hissedebildiğim diğer kitaplar gibi olmasını isterdim bu kitabın da.
-Filmi izledikten sonraki düşüncelerim-
Film ile kitap gerçekten birbirinden çok farklıydı. Kitaptan uyarlama olduğundan ben filmlerin kitapla tıpatıp aynı olmasını isteyenlerden değilim ama yine de filmde sebebini anlamlandıramadığım seçimler yapılmıştı.
Bence en büyük hata Jack karakterinin tamamen farklı birisi olmasıydı. Kitapta Jack kötü şeyler yapıyordu evet, ama bunlardan hemen pişman oluyor ve kendini iğrenç biri gibi hissediyordu. Tam olarak iyi bir karakter değildi ama ailesini çok önemseyen, otel onu delirtmeye çalışırken ailesini hatırlayıp kendini durdurmaya çalışan bir karakterdi. Filmdeyse Jack zaten başından beri deli bir karakter olarak yazılmıştı, resmen tüm kişiliğini yok etmişlerdi.
Ayrıca çok şaşırdığım şey de kitapta korkutucu olan birçok şeyin filmde hiç olmamasıydı. Özellikle asansörle ilgili kısımlar bence filmde çok güzel bir sesli korku ögesi olabilirdi. Her bir şey filmde olamazdı tabii ki ama kitapta korkutucu olmaya çalışılan ama sırf kitap formunda olduğu için pek de korkutmayan sahnelerin filmde görsel ve işitsel etkileri avantaja çevirip çok daha güzel kullanılmasını beklemiştim, ne yazık ki bu avantajların çöpe atılmasıyla karşılaştım.
Sonuç olarak bence kitap konuyu daha derinlemesine ve güzel işlemişti, film ise neredeyse bambaşka bir yapıydı. Eğer güzel bi hikaye okuyup biraz da gerilmek istiyorsanız kitabı, hikaye pek de önemli değil ben korkmak ve güzel oyunculuklar izlemek istiyorum diyorsanız da filmi öneriyorum.